YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5621
KARAR NO : 2011/6009
KARAR TARİHİ : 09.06.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Refahiye İcra Müdürlüğü’nün 2009/319 Esas sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca, Elazığ 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/ 115 Talimat sayılı dosyasında 25.07.2009 günü fiilen haczedilen …plaka sayılı aracın davacı şirket adına kayıtlı olduğunu, borçluyla ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı ve borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava her ne kadar istihkak olarak açılmışsa da, asıl İcra Müdürlüğü’nün yazdığı talimatta borçlu adı olarak üçüncü kişinin adının yazılmasına bağlı borçlu adına kayıtlı olmayan …plaka sayılı araç kaydına haciz konduğu, İcra Müdürlüğü’nün yanlış işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın şikayet olarak değerlendirilmesi ve haczin kaldırılması gerektiği“ gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Gerçekten de dava, trafik kaydına konulan hacze değil, 25.07.2009 günlü fiili haciz işlemine karşı, mülkiyet hakkına dayalı olarak, takip alacaklısı ile borçlusu da hasım gösterilerek açılmıştır. Mahkemenin başlangıçta davayı, istihkak olarak kabul edip İİK’nun 97/11. maddesi hükmü uyarınca genel hükümler dâhilinde basit yargılama usulünü uyguladığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle yargılama sonucunda uyuşmazlığın icra memurunun hatalı haciz işlemine yönelik şikâyet başvurusu olarak değerlendirilmesi sonuca etkili görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer yandan dava konusu araç, 17.07.2007’den beri davacı şirketi adına kayıtlıdır ve takip borçlusu da davalı … olup, takibe dayanak çeki keşide eden kişidir. Ortağı olduğu üçüncü kişi şirketin borçla ilgisini gösteren bir kanıt da dosyaya yansımamıştır.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. İstihkak davası kabul ile sonuçlandığında, haksız çıkan taraf aleyhine alacak miktarı ile hacizli malın değerinden hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekir.
Somut olayda alacak miktarı olan 7.662,00.-TL üzerinden Harçlar Kanunu uyarınca hesaplanacak nispi karar ve ilam harcı yerine maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan kamu düzeni ile ilgili hususlara aykırı davranılması aleyhe bozma yasağı kuralı kapsamı dışında kalır ve re’sen incelenebilir. Yargılama harçlarının noksan alınması da kamu düzenine ilişkin bir yanlışlık olup bozma nedenidir.
Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davalı alacaklı vekilinin, yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 2.bendindeki “Peşin yatırılan harçtan 15,60.-TL maktu karar harcının mahsubu ile bakiye 87,90.-TL harcın davacıya iadesine” ibaresinin çıkartılarak yerine; “Alınması gereken 413,74.-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 103,50.-TL harcın iadesi ile bakiye 310,24.-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak Hazine’ye gelir kaydına” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 439,50 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına 09.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.