YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5922
KARAR NO : 2012/1557
KARAR TARİHİ : 14.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 14.2.2012 salı günü davalılar … ve … vekili Av. … ile davalı … vekili Av. … geldiler. Davacı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını dava dışı …’e, onun da taşınmazlardan birini borçlunun oğlu olan davalı …’e, diğer taşınmazları da davalı …’e satışına ilişkin tasarrufların iptali ile taşınmazların borçlu adına tescilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazların satış bedeli ile gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunduğu, satışların aynı köyden olan kişiler arasında gerçekleştiği ve bu nedenle de borçlunun durumundan haberdar oldukları, satılan tarlaların satın alanlar tarafından hiç kullanılmadığı ve devirlerin iyiniyetle yapılmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle kendisine karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri
icraya devamla alacağının tahsilini sağlamaya yönelik olarak açılan işbu dava, İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İcra ve İflas Kanununu 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötüniyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir.
Somut olayda borçlu ile ilk tasarrufları gerçekleştiren Yusuf Gümüş davada taraf gösterilmemiştir. Taraf teşkili davanın görülebilme koşullarından olup re’sen nazara alınması gerekir. Ayrıca taraf teşkili sağlanmadığı sürece işin esasına girme olanağı da yoktur. Açıklanan nedenle 3. kişi Yusuf’a dava dilekçesi tebliğ edilmeli, bildirdiği takdirde delilleri toplanmalı ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 900.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 14.2.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.