YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5949
KARAR NO : 2012/1941
KARAR TARİHİ : 21.02.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı (3.kişi) vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 21.2.2012 Salı günü davacı (3.kişi) … vekili Avukat … ve Avukat … geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı (3.kişi) dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, ….İcra Müdürlüğünün 2008/2711 sayılı dosyasından, davacı 3.kişiye ait işyerinde 22.01.2010 tarihinde haczedilen malların …İcra Müdürlüğünün 2008/3738 sayılı takip dosyasından yapılan ihaleden satın alındığını belirterek İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacının borçlu şirketin ortaklarından olduğunu, borcu ödemek yerine ihaleye girerek malları satın aldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, mülkiyet karinesinin davalı alacaklı lehine olduğu, davacının hacizden sonra borçlunun işyerinde işe başlaması ve malların ihaleden alınmasının mal kaçırma amacına yönelik olduğundan bahisle davanın reddine karar vermiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde,dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Haciz 22.01.2010 tarihinde davacı 3.kişinin işcisi olduğunu beyan eden … huzurunda uygulanmıştır.
İ.İ.K’nun 96/3.maddesi hükmüne göre, “istihkak iddiası yapıldığı veya istihkak davası açıldığı tarihte, istihkak davacısı ile birlikte oturan kimseler aynı anda malın haczedildiğini öğrenmiş sayılmaları” gerekir. Aynı maddede “haczin yapıldığını öğrenen 3.kişinin 7 gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybedeceği” öngörülmüştür.
Somut olayda ,davacının işçisinin huzurunda 2.01.2010 tarihinde yapılan hacizden aynı gün haberdar olduğu kabul edildiğinden, 01.02.2010 tarihinde icra müdürlüğüne yapılan istihkak iddiası süresinde değildir. Süresinde yapılmayan istihkak iddiası üzerine icra müdürlüğünün hatalı olarak İİK’nun97.maddesindeki prosedürü işletmesi ve İcra Mahkemesince davacıya dava açmak üzere süre verilmesi sonucu bu davanın açılması, daha önce gerçekleşen hak düşürücü sürenin sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
Bu durumda, davacı 3.kişi İ.İ.K’nun 96.maddesinde yazılı 7 günlük hak düşürücü süreyi geçirdiğinden davanın “süre yönünden reddi” gerekirken, esastan reddedilmesi hatalı olmakla birlikte sonuç itibari ile karar yerindedir. Ancak, bu halde davalı alacaklı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesi 2.fıkrası geriğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerikirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7.maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davacı 3.kişi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.nolu bentte açıklanan nedenlerle
hüküm fıkrasının 4.bendinde yer alan “4.290 TL” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “360,00TL” ibaresinin yazılmasına hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve 900.00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacı (3.kişi)’ye verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı (3.kişi)’ye geri verilmesine 21.2.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.