YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6079
KARAR NO : 2012/1132
KARAR TARİHİ : 06.02.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait telefon direkleri ve kablolarına, davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu kamyonun çarparak hasarlanmasına neden olduğunu iddia ederek hasar tutarı 3.996,39 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, kazanın telefon kablolarının yerden yüksekliğinin standartların altında olması nedeniyle meydana geldiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …. vekili, müvekkilinin poliçe limitiyle sorumlu olduğunu, davacının zararını ve sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ispat etmesi gerektiğini bildirmiştir.
Davalı … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 1.998,20 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen
uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranlarının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı … vekili, katılma yoluyla temyiz talebinde bulunmuşsa da, davacı tarafın temyiz dilekçesinin davalı vekiline 02.05.2011 tarihinde tebliğ edildiği, davalının ise 16.05.2011 tarihinde temyiz dilekçesini mahkemeye sunduğu anlaşılmakla HUMK.’nun 437. maddesinde öngörülen 8 günlük yasal süre geçirildikten sonra temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra verilen temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, aşağıda dökümü yazılı 2,75 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 6.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.