YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6114
KARAR NO : 2012/1916
KARAR TARİHİ : 21.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
-K A R A R-
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı … vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 21.2.2012 Salı günü davacı… Orman ür. San. Tic. Ltd. Şti vekili Av. … ile davalı … vekili Av. … geldi. Davalı … tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ve davalı … vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı …’in müvekkillerine olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalıya sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar cevap vermemişlerdir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bir davada yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz bir biçimde toplanması tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Asıl olan yargılamanın tarafların huzurunda yürütülmesi olmakla birlikte taraflar yargılamaya katılmasalar bile mutlaka duruşma gününden haberdar
edilmeleri gerekir. 1086 sayılı HUMK.nun 73. (6100 sayılı HMK.nın 27.) maddesine göre mahkeme tarafları dinlemeden iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. 7201 sayılı Tebligat Yasasının tebligat tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 10. maddesine göre de tebligat tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır. Aynı yasanın 35. maddesi ise “Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adresi tesbit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır” hükmünü içermektedir. Somut olayda davalı …’ye dava dilekçesi tapuda düzenlenen resmi akit tablosunda bildirilen adresine tebliğe çıkarılmış, tanınmadığından bahisle bila tebliğ iade edilmiş, zabıta marifetiyle adresinin tesbiti için yazı yazıldığı halde sonucu beklenilmeksizin aynı adrese 7201 sayılı tebligat yasasının 35.maddesine göre tebligat yapılmış, davalı duruşmalara katılmamış, yargılama yokluğunda devam ettirilip sonuçlandırılmış, gerekçeli karar da aynı şekilde tebliğe çıkarılmış ancak tebliğ edilememiştir. Bu durumda mahkemece daha önceden 35. maddeye göre bildirilen adrese tebligat yapılmaması, davalının bu adreste oturmaması ve mahkemece adres araştırması yapılmaması nedeniyle usulüne uygun bir tebligatın varlığından söz edilemeyeceğinden, davalıya yeniden usulüne uygun biçim dava dilekçesinin tebliği, savunmasına ilişkin delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken savunma hakkını kısıtlar şekilde eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 900.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’ye verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ye geri verilmesine 21.2.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.