Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/6188 E. 2011/9160 K. 13.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6188
KARAR NO : 2011/9160
KARAR TARİHİ : 13.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davalı …. A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili davalıların sürücüsü, işleteni olduğu ve trafik sigortası bulunmayan aracın neden olduğu kaza sonucunda yaralanan kişi için müvekkili tarafından tazminat ödendiğini ileri sürerek, ödenen 10.392,35 Euro’nun davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir..
Davalı … ve davalı şirket vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, kusur oranına göre 7.705,01 Euro’nun fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı …Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı …. Tic. A.Ş vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, Alman Hastalık kasası tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Meydana gelen kazada yaralanan dava dışı …’un yaralandığı ve Almanya’da tedavi gördüğü, davacı tarafından tedavi giderlerinin ödendiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Ne var ki, rücuan tazminat davalarında, zarar sorumlularından istenebilecek tazminat tutarı zarar görenin gerçek zararı kadar olabilir. Bu nedenle konusunda uzman doktor bilirkişiden rapor alınarak, dosya kapsamındaki sağlık raporları ve tedavi belgeleri incelenip, kaza sonrasında oluşan yaralanma ile yapılan tedavilerin uyumlu olup olmadığı, tedavi giderlerinin Almanya’da yapılan tedaviye göre makul olup olmadığının denetlenmesi gerekmektedir. Mahkemece, anılan husus gözardı edilerek, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …Ş vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …. A.Ş’ne veri verilmesine 13.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.