YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6575
KARAR NO : 2011/10248
KARAR TARİHİ : 03.11.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Bakırköy 4.İcra Müdürlüğünün 2009/3642 talimat sayılı takip dosyasında, müvekkilinin işyerinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, borçlunun haciz yapılan adreste hiç faaliyet göstermediğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, haciz adresinde borçluya tebligat yapılmadığı, borçlunun adresle bir bağlantısının bulunmadığı, borçlulardan …’ın davacının ağabeyi olması dışında aralarında organik bağ bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd.maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste 9.10.2009 tarihinde yapılmıştır. İİK.nun 97/a Maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla davalı alacaklı yararınadır. Bu yasal karinesinin aksini ileri süren davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir. Dosya içerisindeki belgelerden davacı 3.kişinin borçlunun kardeşi olduğu, ödeme emri tebligatını borçlu adına birlikte çalışan sıfatıyla teslim alıp daha sonra iade ettiği, 3.kişinin haciz adresindeki faaliyetine 7.9.2009 tarihinde borcun doğum tarihinden sonra başladığı anlaşılmaktadır. Davacının delil olarak sunduğu ve başka güçlü delillerle desteklenmeyen vergi kaydı, kira sözleşmesi ile isteyen her kişi adına düzenlenmesi mümkün olan borcun doğumundan sonraki tarihi taşıyan faturalar ve soyut düzeyde kalan tanık anlatımları karinenin aksini ispata yeterli değildir. Bu durumda, davalı alacaklı yararına olan mülkiyet karinesinin aksi ispat edilememiştir. Mahkemece bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 3.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.