YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6762
KARAR NO : 2011/8895
KARAR TARİHİ : 10.10.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (alacaklı) vekili, dava dışı borçlu aleyhine İzmir 10.İcra Müdürlüğünün 2009/15546 sayılı dosyasından yapılan takipte, borçlunun davalı 3.kişi nezdindeki hesapları üzerine haciz uygulanması için davalı 3.kişi bankaya gönderilen haciz müzekkeresi üzerine, davalı tarafından rehin, hapis, takas ve mahsup haklarına dayanarak istihkak iddiasında bulunulduğunu ileri sürerek, istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3.kişi vekili, müvekkili ile borçlu arasında akdedilen kredi sözleşmesi nedeniyle, borçlunun şube nezdinde doğmuş ve doğacak, vadesi gelmiş veya gelecek tüm hak ve alacaklarının müvekkili bankaya rehinli olduğunu, 24.7.2009 tarihli “Nakit Teminat İçin Bloke ve Rehin Talimat Mektubu” gereğince, rehin, hapis, takas ve mahsup haklarının bulunduğunu ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davalı 3.kişi banka tarafından para üzerinde rehin ve hapis hakkı kurulamayacağından, takas ve mahsup yönünden de davalı 3.kişinin muaccel bir hakkının doğmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı (3.kişi) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı alacaklının İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya içeriği ile uygun düşmemektedir.
Somut olayda, davalı 3.kişi banka, davacı (alacaklı) tarafından dava dışı borçlu aleyhine yürütülen takip dosyasından gönderilen 11.9.2009 tarihli haciz ihbarnamesi üzerine, 25.9.2009 tarihli cevabında, borçlunun hesabında 19.478,86 TL. bulunduğunu, ancak, borçlunun banka ile imzaladığı kredi sözleşmeleri nedeniyle kullandığı kredilerden bankaya borçlu olduğunu, borçlunun banka nezdindeki doğmuş, doğacak tüm hak ve alacaklarının imzalanan sözleşmeler gereğince bankaya rehinli bulunduğunu, bankanın borçluya ait hesaplar üzerindeki rehin, hapis, takas ve mahsup haklarından sonra gelmek kaydı ile haciz uygulanacağını belirterek itiraz etmiştir. Bilahare, takip kesinleştikten sonra icra müdürlüğünce borçluya ait hesap üzerine haciz konulması için 21.5.2010 tarihli haciz müzekkeresi gönderilmiş, bunun üzerine, 3.kişi aynı şekilde, bankanın rehin hakkından ve önceki müzekkerede bildirilen meblağ ile başka takip nedeniyle bildirilen meblağlardan sonra gelmek üzere haciz uygulanacağını bildirmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, takip borçlusu ile davalı 3.kişi arasında imzalanmış olan 16.11.2005 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 69.maddesi gereğince, 3.kişi bankanın borçluya ait hesaplar üzerinde doğmuş veya doğacak, vadesi gelmiş veya gelecek, muaccel olmuş veya olacak hak ve alacakları üzerinde rehin, hapis, takas ve mahsup hakkının bulunduğu, yine 24.7.2009 tarihli “Nakit Teminat İçin Bloke ve Rehin Talimat Mektubu” gereğince de bankanın 20.000,00 TL.miktar için aynı haklarının mevcut olduğu ve borçlu ile banka arasındaki kredi sözleşmesinin devam ettiği, buna göre, davalı 3.kişinin savunmasının yerinde olduğu anlaşılmaktadır.
O halde, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular karşısında,davalı 3.kişi banka ile dava dışı borçlu arasında haciz tarihinden önce imzalanmış söz konusu Kredi sözleşmesi ve Nakit Teminat İçin Bloke ve Rehin Talimat Mektubu gereğince, 21.5.2010 haciz tarihi itibarıyla, davalı bankanın borçlu hesapları üzerinde rehin, hapis, takas ve mahsup hakkı-
nın bulunduğunun kabulü ile davacı alacaklının davasının reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı (3.kişi) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı 3.kişiye geri verilmesine 10.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.