Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/694 E. 2011/1700 K. 28.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/694
KARAR NO : 2011/1700
KARAR TARİHİ : 28.02.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine yapılan takipte alınan talimat ile Ordu 1.İcra Müdürlüğünün 2006/55 Tal.sayılı dosyasından, müvekkiline ait işyerinde ve müvekkiline ait giyim eşyalarının haczedildiğini, mahcuzların borçlu ile ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek, mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuş ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (borçlu), duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, toplanan delillere göre; haciz yapılan adresin davacı 3.kişiye ait adres olması ve haciz sırasında 3.kişi vekilince istihkak iddiasında bulunulması üzerine, İİK.nun 99.maddesi uyarınca işlem yapılarak asıl takibin yapıldığı icra müdürlüğünce alacaklı tarafa dava açmak üzere (7) günlük süre verilmesi gerekirken, talimat icra müdürlüğü tarafından istihkak iddiası İİK.nun 96 ve 97.maddeleri bağlamında değerlendirilerek hatalı işlem yapıldığı, davanın alacaklı tarafından açılması gerektiği, istihkak iddiasında bulunan davacı 3.kişinin dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu menkuller 06.7.2007 tarihinde borçlunun yokluğunda, ancak borç kaynağı senette ve ödeme emrinin tebliğ edildiği “… Cad.No:77-…” adresinde haczedilmiştir.Haciz sırasında hazır bulunan 3.kişi vekili müvekkili 3.kişi lehine istihkak iddiasında bulunmuş, alacaklı vekilince istihkak iddiasına karşı çıkılmıştır.Herne kadar haciz tutanağında haciz yapılan adres “… Cad.No:77-…” şeklinde yazılı ise de bu durumun adres isim değişikliğinden kaynaklandığı ya da maddi hataya dayalı olduğu dosya kapsamından anlaşılmakta olup, 3.kişi adına ibraz edilen vergi kaydında da adres “… Caddesi” olarak yazılıdır.Öte yandan, 3.kişi borcun doğumundan sonraki tarihte aynı adreste ve borçlu ile aynı ünvanı kullanarak ticari faaliyete başlamış olup, bu durumda haczin İİK.nun 96.ve 97.maddelerine göre yapıldığının kabul edilmesi ve İİK.nun 97.maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekir.
Bu prosedür işletilmemişse, dava açma süresi henüz başlamış olmayacağından, 3.kişi davasını hacizli mal satılarak bedelinin alacaklıya ödenmesine kadar açabilir. Prosedür işletilmişse, 3.kişi icra mahkemesince verilecek kararın tefhimi veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde istihkak davasını açabilir.(İİK.97/6)
Somut olayda, 3.kişinin istihkak iddiası üzerine esas takibin yapıldığı icra müdürlüğünce İİK.nun 97.maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekirken, bu prosedür işletilmeyip 11.7.2007 tarihli hatalı işlem ile haczin İİK.nun 99.maddesine göre yapıldığı kabul edilerek dava açma yükümlülüğü alacaklıya yükletilmiştir.Bununla birlikte, talimat icra müdürünce hatalı olarak dosyanın bağlı bulunduğu Ordu İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmiş olması da doğru olmadığı gibi, Ordu İcra Hukuk Mahkemesinin 11.7.2007 tarih ve 2007/173-182 sayılı dosyasından verilen takibin devamı kararının 17.7.2007 tarihinde 3.kişiye tebliği üzerine 3.kişi tarafından eldeki bu dava yine süresi içinde açılmıştır.
O halde, açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara göre, mahkemece, İİK.nun 97.maddesinde öngörülen prosedürün usulüne uygun olarak işletilmemiş olması nedeniyle, 3.kişi tarafından süresinde açılan davada işin esasına girilerek, taraf kanıtları toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 28.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.