Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/6965 E. 2012/6068 K. 11.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6965
KARAR NO : 2012/6068
KARAR TARİHİ : 11.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar … ve … vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili, davalıların murisinin sürücüsü olduğu tek taraflı kazada araçta bulunan dava dışı …ün vefat ettiğini, aracın trafik sigortasının bulunmaması nedeniyle ölenin mirasçılarına müvekkili tarafından 27.11.2006 tarihinde toplam 16.097 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla Van 1. İcra Müdürlüğünün 2008/287 Esas sayılı dosyasıyla başlattıkları icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek davalıların itirazlarının iptali ile alacağın %40’ı tutarında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden …’un müteveffa sürücünün kardeşleri olup mirasçısı olmadıklarını, dolayısıyla davada taraf sıfatlarının bulunmadığını, diğer müvekkillerinin ise; müteveffa sürücünün kazadan önce acz içinde olması sebebiyle MK 605. maddesi gereğince mirası reddetmiş sayılacaklarından tazminattan sorumlu tutulamayacaklarını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın davalılar … ve … yönünden kısmen kabulü ile Van 1.İcra Müdürlüğünün 2008/287 Esas sayılı dosyasında asıl alacağın 5.174,88 TL, işlemiş faizin 512,95 TL olarak takibin devamına, icra inkar tazminatı tale-
binin reddine, davalılar …, …, … ve … yönünden açılan davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılar … ve … vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalılar … ve … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasında ölenin mirasçılarına yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen B.K.’nun 50. maddesi ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri zarardan sorumluluklarını düzenleyen aynı yasanın 51. ve 142. maddeleri uyarınca davacı, zararın tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de isteyebilir. Ancak, aynı yasanın 141. maddesi gereğince teselsül, ister yasadan, isterse sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanma hakkı sadece zarara uğrayanın, daha geniş bir deyimle alacaklınındır.
Diğer taraftan, KTK.’nun 88/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın katıldığı kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” hükmü yer almaktadır. Ayrıca, KTK.’nun 91. maddesi uyarınca, işletenin mali sorumluluğunu üstlenen zorunlu mali sorumluluk sigortacısı da, anılan hükümler uyarınca poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla müteselsilen sorumlulardan birisidir.
Somut olayın incelenmesinde;
Davacı …, tek taraflı kazada ölen ve araçta yolcu olarak bulunan …ün kusursuz olmasına göre hazırlanan 01.11.2006 tarihli aktüer raporuna göre, ölenin mirasçılarına ödeme yapmış, davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların murisi olan sürücü …’in 2/8 oranında kusurlu olduğu belirtmiş olmakla beraber, %100 kusura göre ödemiş olduğu paranın tamamının davalılardan tahsilini talep etmiştir. Bu da, davacı vekilinin davayı teselsül esasına da-
yalı olarak açtığını göstermektedir. Bu durumda davacı, yasanın verdiği müteselsilen talep hakkından açıkça vazgeçmediğinden, davacının, davalıların murisi sürücünün kazadaki kusur oranına dayandığı ileri sürülemez. Davalıların, müteselsil sorumlulardan her birine kusurları nispetinde rücu hakkı saklıdır.
Açıklanan hususlar doğrultusunda, mahkemece teselsül sorumlularından olan davalılar hakkında talep edilen alacağın tamamı yönünden davanın kabulü yönünde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalıların, murislerinin kusuru nispetinde zarardan sorumlu oldukları şeklindeki yanlış gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
3-Davalılar …, …, … ve … hakkındaki dava, husumet nedeniyle reddedilmiş olmasına göre, davalılar vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunana AAÜT’nin 7/2 maddesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Hal böyle iken, mahkemece nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 337,89 TL onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.