YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6986
KARAR NO : 2012/1480
KARAR TARİHİ : 13.02.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı Vekili, davalıya ait, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın meydana gelen kaza sonucu pertotal olduğunu, davalı tarafça müvekkili şirket aleyhine başlatılan ilâmsız icra takibinde 22.000.00 TL asıl alacağın ferileriyle birlikte ödenmesinin istendiğini, süresinde itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiğini, icra tehdidi altında asıl alacak, faiz ve ferileriyle birlikte toplam 8.287.97 TL fazla ödeme yaptıklarını, ayrıca 3.000.00 TL’lık araç hurdasının da müvekkiline teslim edilmediğini belirterek bu meblağların ticari faiziyle birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, çekilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmayınca pertotal olan aracın 25.000.00 TL rayiç değerinden 3.000.00 TL sovtaj bedeli mahsup edilerek 22.000.00 TL asıl alacak üzerinden takip başlattıklarını, fazla para tahsil edilmediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacının, kesinleşen takibe itirazı kayıt dermeyan etmeden ödeme yaptığı, irade fesadına ilişkin hükümlere de dayanmadığından ödediği bedeli istirdat edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, icra dosyasına fazla ödenen kasko tazminatının istirdadı istemine ilişkindir.
İİK.’nun 72/VII. maddesi, “Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir.” hükmünü getirmiştir.
Süresinde ödeme emrine itiraz etmeyen ve bu nedenle hakkındaki icra takibi kesinleşen borçlunun, takibi durdurabilmek için bu borcu cebri icra tehdidi altında ödemekten başka çaresi yoktur. Maddi hukuk bakımından borçlu olmadığı bir parayı cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalan borçlu, ödediği parayı geri alabilmek için istirdat davası açabilir. Borçlunun, borçlu olmadığı bir parayı ödemiş olması, istirdat davasının maddi hukuka ilişkin tek şartıdır. B.K.’nun 62. maddesinin aksine, burada davacı, yalnız borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kaldığını ispat etmekle yükümlü olup, bu parayı yanılarak (hata ile) kendisini borçlu zannederek ödemiş olduğunu ispat etmek zorunda değildir.
O halde mahkemece, somut olayda istirdat davası açma koşullarının oluştuğu gözetilerek, işin esası incelenip karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.