Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/7150 E. 2011/8349 K. 29.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7150
KARAR NO : 2011/8349
KARAR TARİHİ : 29.09.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, … 12.İcra Müdürlüğünün 2009/4743 esas sayılı takip dosyasında, 8.4.2009 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, borçlunun misafir olarak bulunduğu sırada haciz yapıldığını, ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, duruşmada davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, borçlu adına çıkartılan tebligat adresi ile haciz adresinin farklı olduğu, davacı ile borçlu arasında organik bağ bulunmadığı haczin 3.kişinin işyerinde yapıldığı, mülkiyet karinesinin 3.kişi yararına olup aksinin davalı alacaklı tarafından ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, İİK.nun 96 vd.maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılan istihkak davasına ilişkindir.
Haciz, borçluya ödeme emri tebliğ edilen “… Mah. Eski …Cad. 2107 Sok. No:30 K:4 …/… adresinde gerçekleştirilmiştir. Borçluda haciz sırasında hazır bulunduğuna göre adresin borçluya ait olduğu, dolayısıyla İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen yasal karinenin
borçlu/alacaklı yararına olduğu açıktır. Bu yasal karinenin aksini ileri süren davacı 3.kişi tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekir. Davacının delil olarak sunduğu ve başka güçlü delillerle desteklenmeyen, temini her zaman mümkün olan faturalarda yasal karinenin aksini tek başına ispata yeterli belgelerden değildir. Borçlu, davacı 3.kişi şirketin yetkili temsilcisi olup borçlu ile davacı şirket arasında organik bağ vardır. Bu durumda alacaklı yararına olan karinenin aksi ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 29.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.