Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/7338 E. 2013/1420 K. 12.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7338
KARAR NO : 2013/1420
KARAR TARİHİ : 12.02.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ticari aracının davalıya karma sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, 28.08.2008 tarihinde gerçekleşen kazada dava dışı sürücü …’nun yaralandığını ve protez masraflarının müvekkili tarafından karşılandığını, araç üzerine konulan tedbirin kaldırılması ve kazada ölen …’in yakınlarıyla tazminat ödemek suretiyle uzlaşılması amacıyla Av. … ‘dan hukuki yardım alındığını, ayrıca sürücü …’nun sanık sıfatıyla yargılandığı ceza davasında Av. … ile anlaşıldığını ve tüm bu ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını ileri sürerek fazlaya dair haklarını saklı tutmak suretiyle 1.200 TL tedavi gideri ve 1.000 TL hukuksal yardım alacağının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının talep ettiği sürücü için tedavi gideri, avukatlık ücreti, 3. kişilerle yapılan protokol için yapılan masraflar ve verilen vekalet ücretlerinin poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 2.000 TL hukuki yardım alacağının 12.06.2009 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı sigortalının, hukuksal koruma teminatını da kapsayan karma sigorta poliçesine dayalı olarak, davalı sigorta şirketinden sürücünün tedavi giderleri ile, hem kendisine ait hem sürücüye ait hukuksal yardım alacaklarının tahsili isteminden ibarettir.
Hukuksal Koruma Sigortası Genel Şartları’nın “Sigortanın Konusu” başlıklı A.1 maddesine göre “Bu sözleşme ile sigortacı; sigortalının taraf olduğu ve bu sözleşmeyle saptanan konular kapsamındaki sözleşmeler ya da mevzuattan doğan hak ve yükümlülükleriyle ilgisi olan hukuksal uyuşmazlıkların, sulh yahut ilgili yargılama usulleri çerçevesinde giderilmesinde hukuksal çıkarlarının korunması için yapılması gereken gider ve diğer edimleri üstlenir.”
Taraflar arasında akdedilen karma sigorta poliçesinde, araca bağlı hukuksal koruma ve sürücüye bağlı hukuksal koruma teminatları ayrı ayrı düzenlenmiş, sürücünün tedavi giderleri de teminat altına alınmıştır. Pek tabii ki, bu teminatlar limitle sınırlandırılmıştır.
Davacı sigortalı, kaza yapan aracının sürücüsünün protez masraflarını karşılamış, sürücünün yargılandığı ceza davasında vekillik görevini ifa etmesi üzerine bir avukatla, yine araç üzerindeki tedbirin kaldırılması ve olayda ölen …’in yakınlarıyla uzlaşma sağlanması için başka bir avukatla anlaşmış ve vekillik ücretlerini de dosyadaki makbuzlara göre kendisi ödemiştir.
Sigortalı davacı, araca bağlı hukuksal koruma teminatı kapsamındaki giderlerini zaten davalı sigortacıdan talep edebilir. Ancak bilirkişi heyetince, davacının sürücüye ait tedavi ve vekalet ücretlerini kendisinin ödemesi halinde bu masraflarını davalıdan talep edemeyeceği yönünde görüş bildirmiş, mahkeme de heyet görüşüne itibar ederek bu taleplerin reddi yönünde karar vermiştir.
Oysa ki; sürücünün tedavi giderlerini ve hukuksal korumasının sağlanması amacıyla vekalet ücreti masraflarını kendisi karşılayarak haklarına halef olan ve sigorta sözleşmesinin tarafı olan davacı sigortalının, yapmış olduğu masrafları, davalı sigorta şirketinden aynı zamanda halefiyet kuralları gereğince talep edebilmesi her zaman mümkündür. Hal böyle olunca anılan giderlerin ancak sürücü tarafından talep edilebileceği, davacı tarafından talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle bu taleplerin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca mahkemece Hukuksal Koruma Sigortası Genel Şartları’nın A.5.1 maddesine atıfta bulunularak, davacı sigortalının kendi vekiline ölenin yakınlarına bir miktar tazminat ödenerek uzlaşılması ve araç üzerindeki tedbirin kaldırılması yönündeki mesleki çalışması karşılığında ödenen 4.000 TL vekalet ücretinin de yarısına hükmedilmiştir.
Genel Şartların anılan A.5.1 maddesi şu şekildedir: “Sigortacı aşağıdaki giderleri karşılamaz: 1- Uyuşmazlıkların dava içinde veya dışında sulh yoluyla halledilmesi sonucu, sigortalının üstlendiği giderlerden her iki tarafın yapmış olduğu masrafın yarısını aşan kısmı. ” Görüldüğü gibi burada kastedilen sigortalı ile sigortacı arasındaki uyuşmazlığın sulh yoluyla çözümü olup, sigortalının dava dışı kişilerle yaptığı uzlaşma bu halin dışında kalmaktadır. Aksi halin kabulü, sigortalıyı yaptığı masrafların tamamını alabilmek için anlaşma yoluna gitmeyi tercih etmeyerek bundan menfaat sağlaması anlamına gelir ki; hukuk düzeninin bu sonucu hedefleyecek ve buna cevaz verecek bir düzenlemeye yer vermesi düşünülemez. Bu nedenlerle davacının yapmış olduğu kendi hukuksal koruma giderleri ile bu bağlamda yapılan yol giderlerinin tamamına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde yanlış gerekçeyle bu talebin de kısmen kabulüne hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozma sebebi yapılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.