Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/7684 E. 2012/1995 K. 22.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7684
KARAR NO : 2012/1995
KARAR TARİHİ : 22.02.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili müvekkiline kasko sigortalı aracın, davalılardan …’ın maliki, …’ın sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirtip, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalı aracın trafik sigortasından 5.000,00 TL alındıktan sonra kusur oranına göre sigortalıya ödenen tazminattan 4.614,50 TL’lik bölümün 09.02.2006 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … hakkındaki dava atiye bırakılmıştır.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 4.580,00 TL tazminatın 09.02.2006 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’ndan tahsiline, davalı … hakkında açılan davanın ise açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin
hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı …’nun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Dava, TTK’nun 1301. maddesine dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. HUMK’nun 275. maddesi ( 6100 sayılı HMK’nun 266. maddesi ) gereğince “Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez. “ Somut olayda resmi görevlilerce düzenlenen 4.11.2005 tarihli kaza tespit tutanağında, kırmızı ışık ihlali yapan sürücü tespit edilemediğinden kazanın oluşumunda kusur oranının belirlenemediği bildirilmiştir. 19.12.2008 tarihli uzman bilirkişi raporunda olay yerinin trafik ışığı ile kontrollü 3 yol ağzı olup, ana yolun geliş ve gidişinin orta refüjde ayrıldığı, tek yönlü yolun 7 metre genişliğinde, asfalt kaplama, zeminin ıslak, meskun mahalde ve gece saatinde kazanın meydana geldiği, davacıya sigortalı aracın sürücüsü dava dışı…’nin yönetimindeki otomobil ile tek yönlü yol şeridinde, geceleyin, ıslak zeminde, meskun mahalde, hız sınırının üstünde yokuş yukarı süratli seyrettiği, kavşağa gelirken trafik ışığının yeşilden sarıya ve kırmızıya dönüştüğünü görmesine rağmen yavaşlamadığı, durmadığı, “geçerim ümidiyle” geliş hızı ile kavşağa girdiği, bu sırada yolun sağından ışığın kırmızıdan yeşile dönüştüğü sırada kavşağın boşalmasını beklemeden geliş hızı ile kavşağa giren davalı tarafa ait otobüsün sol ön tekerlek kısmına önü ile çarptığı, davalı sürücünün tali yolda süratli seyrettiği, kavşağa gelirken yavaşlamadığı, davacı aracının sürücüsünü ikaz etmeden, sağa yönelmeden, fren tedbirine başvurmadan ışığın kırmızıdan yeşile dönüştüğü sırada kavşağın boşalmasını beklemeyerek geliş hızı ile kavşağa girdiği, olayda davacı tarafın % 75, davalı tarafın %25 oranında kusurlu oldukları, davacı taraf aracında toplam 19.160,00 TL tutarında hasar oluştuğu, kusur oranına göre davalıların 4.790,00 TL’sinden sorumlu oldukları, davacının dava açılmadan önce davalı aracının zorunlu mali sorumluluk sigortasından 5.000,00 TL tahsil etmesi nedeniyle davalıların sorumlu olacakları bir tazminat bulunmadığı
belirtilmiştir. Davacı tarafın itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu’ndan alınan 28.12.2009 tarihli raporunda önceki rapor irdelenmeden, kaza tutanağına göre kırmızı ışıkta geçen sürücü tesbit edilemediğinden hangi sürücü kırmızı ışık ihlali yapmışsa onun tamamen kusurlu diğerinin kusursuz olacağı şeklinde terditli bir rapor düzenlenmiştir. Davacı vekili davalı tarafın % 50 oranında kusurlu olduğuna dayanarak davalıların trafik sigortasınca ödenen 5.000,00 TL’nin mahsubu ile bakiye 4.614,50 TL’nin tahsilini istemiştir. Taraflar kazanın oluş şekli hakkında tanık dinletmemişlerdir. Trafik kazalarında sürücülerin kusur durumlarının tesbiti hususu hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konulardan değildir. Raporların yeterli görülmemesi veya raporlar arasında çelişki olması halinde, oluşa uygun, çelişkileri gideren yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir.
Mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi cihetine gidilmediği gibi her iki rapora da itibar edilmeyerek hakkaniyet ilkesi gereğince sürücülerin eşit oranda kusurlu olduğunun kabulü ile % 50 kusur oranına göre bakiye 4.580,00 TL tazminatın davalı …’ndan tahsiline karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece, … Üniversitesi veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi kurulundan tüm dosya kapsamına göre, kazanın oluş şekli, çarpma noktaları, araçların hasarlı kısımları da gözönünde bulundurularak sürücülerin olaydaki kusur durumlarının tespiti hususunda, önceki bilirkişi raporlarının da irdelendiği ayrıntılı, gerekçeye ve denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’nun sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’nun temyiz itirazının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’na geri verilmesine 22.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.