Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/7912 E. 2012/7188 K. 01.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7912
KARAR NO : 2012/7188
KARAR TARİHİ : 01.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … Yem Gıda Nak.İnş.Müh.Tic.Ltd.Şti. ve … vekili ile birleşen dava davalısı … A.Ş. vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacılar vekili asıl davada, müvekkillerinden …’in maliki olduğu, …’in ise sürücüsü olduğu araçla, davalıların sürücüsü, işleteni ve artan mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın çarpışması sonucu davacı …’e ait aracın hasarlandığını, davacı …’in sürekli iş gücü kaybına uğradığını ileri sürerek ıslahla birlikte 5.500 TL araç hasar bedeli, 500 TL araç mahrumiyet zararı, 2.203 TL araç içerisinde bulunan ve telef olan kıyafetler zararı, 238 TL tespit gideri, 34.130 TL geçici ve sürekli iş göremezlik zararının tüm davalılardan, müvekkili … yönünden 7.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, birleşen davada ise, 34.130 TL geçici ve sürekli iş göremezlik zararının birleşen dava davalısından kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte asıl dava davalılarıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … Yem Gıda Nak.İnş.Müh.Tic.Ltd.Şti. ve … vekili, davacı tarafın kusur ve hasar iddialarını kabul etmediklerini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, müvekkilinin zorunlu trafik sigorta teminatını aşan kısımdan sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen dava davalısı … A.Ş. vekili, müvekkilinin poliçe limitleri dahilinde ve kusur oranında sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.r.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulü ile 5.500 TL araç hasar bedeli ve 34.130 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 2.203 TL kıyafet hasarı ve 3.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki davalılardan, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, araç mahrumiyet zararı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar … Yem Gıda Nak.İnş.Müh.Tic.Ltd.Şti. ve … vekili ile birleştirilen dava davalısı … A.Ş. vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- 1086 Sayılı HUMK’nun 388 ve 389. maddeleri ile 6100 Sayılı HMK’nun karşılık 297/1-2 maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir. Ayrıca; 1086 Sayılı HUMK’nun 45. maddesi ile 6100 Sayılı HMK’nun karşılık 166. maddesi uyarınca, birleştirilen dava dosyaları birbirlerinden bağımsız ayrı bir dava olup, asıl ve birleştirilen her dava hakkında usul hükümlerine göre ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Yukarıda belirtilen ilkeler gözardı edilerek, asıl ve birleştirilen davalarda, talep ve sonucu ve yargılama giderleri yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, tek hüküm kurulması doğru olmayıp, bozma nedenidir.
2-Kabule göre de;
a-Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik zararı, araç hasar bedeli ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı … A.Ş., kazaya sebep olan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olup, birleştirilen dava davalısıdır. Davacı … vekili, birleştirilen
davada 34.130 TL geçici ve sürekli iş göremezlik zararının davalı … şirketinden asıl dava davalılarıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl dava davacısı …’ın, birleşen davada davacı sıfatı olmadığı gibi, asıl davada davalılardan araç hasar bedelini talep eden davacılar vekili dava dilekçesinde, davalı … A.Ş.’den poliçe teminat limiti olan 8.000 TL’nin tamamının alındığını, ancak bakiye zararlarının davalılarca karşılanmadığını, bu nedenle taleplerini asıl davanın davalılarına yönelttiklerini açıkça belirtmiştir.
Hal böyle iken, mahkemece araç hasar talebi yönünden yalnızca asıl dava davalıları hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta açılmış bir dava olmayan birleştirilen dava davalısı sigorta şirketi hakkında hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
b-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının A.3. maddesinin (e) bendi gereği manevi tazminat talepleri, trafik sigortası poliçe kapsamı dışındadır. Zaten davacı … vekili de, davalı … şirketlerinden manevi tazminat talebinde bulunmamıştır. Hal böyle iken, hakkında manevi tazminata hükmedilmeyen davalı … A.Ş.’nin de diğer davalılarla birlikte manevi tazminat harcından sorumlu tutulmuş olması, isabetli değildir.
c-Kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk trafik sigortacısı olan davalı … A.Ş.’nin, TTK.nun 1299/1. maddesi yollamasıyla aynı kanunun 1292/1, 2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1.maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2-b.maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde davalı yönünden temerrüt gerçekleşmektedir. Mahkemece anılan düzenleme uyarınca, davalı … şirketine yapılmış bir ihbar bulunup bulunmadığı araştırılarak, davadan önce temerrüde düştüğünün kanıtlanması halinde temerrüt tarihinden, aksi halde dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde kaza tarihinden itibaren faiz uygulanması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle tüm davalıların temyiz itirazlarının kabulüne, 2 numaları bentte açıklanan nedenlerle birleştirilen davanın davalısı … A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 1.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.