YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8444
KARAR NO : 2011/10995
KARAR TARİHİ : 22.11.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Kırıkkale İcra Müdürlüğünün 2009/935 Talimat sayılı dosyasından 14.09.2009 tarihinde davacıya ait işyerindeki malların haczedildiğini, borçlu ile ilgisinin olmadığını belirterek İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu ve davacı şirket ortakları arasında organik bağ bulunduğunu, sunulan faturaların gerçeği yansıtmadığını ve alacaklılardan mal kaçırma amacı ile birlikte hareket ettiklerinden haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, borçlu ve davacı şirket ortakları arasında organik bağ bulunduğu, yönetici ve adreslerinin aynı olduğu, İİK’nun.97/a maddesindeki karine aksinin ispatlanmadığından bahisle davanın reddine, dava konusu hacizli malların değeri üzerinden alacaklı lehine tazminata hükmedilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.İcra Mahkemesince takibin talikine veya ihtiyati tedbir yolu ile icranın durdurulmasına karar verildiğine göre, İ.İ.K.nun 97/13. maddesinde açıklandığı şekilde, bu dava nedeniyle davacı 3.kişinin tutumu sonucu alacağın tahsilinin geciktiğinden davanın reddi nedeniyle alacaklı yararına %40 tazminata hükmedilmesi yerindedir. Ancak, tazminat matrahının belirlenmesinde, takip konusu alacak miktarı ile hacizli mal değerinden hangisi az ise o miktarın esas alınması gerekirken alacak miktarından fazla olan hacizli mal değeri üzerinden tazminata hükmedilmesi isabetsizdir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davacı 3.kişi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.nolu bette açıklanan nedenlerle temyiz itirazının kabulü ile, hüküm fıkrasının 3.bendinde yer alan “istihkak davasına konu malların %40’ı, oranında 18.072,00 TL tazminatın” ibaresinin hükümden çıkartılmasına yerine “takip konusu 17.669,83 TL alacak üzerinden %40’ı oranında 7.068,00 TL tazminatın” ibaresinin yazılmasına hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 22.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.