YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8854
KARAR NO : 2012/3749
KARAR TARİHİ : 28.03.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın trafik kazası sonucu hasarlandığını belirtip, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 24.000,00 TL hasar tutarının kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili işbölümü itirazında bulunup, kaza sırasında aracın rent a car olarak kullanılması nedeniyle hasarın teminat dışında kaldığını ve istenen hasar tutarının çok yüksek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davacı tarafından dava konusu aracın oto kiralama işinde kullanıldığının anlaşılması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu ve araçtaki hasarın poliçe yürürlük süresi içinde meydana geldiği uyuşmazlık konusu değildir.
Mal sigortaları türünden olan Kasko Sigortası Genel Şartlarının teminat kapsamını belirleyen A.1.maddesine göre, gerek hareket ve gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında aracı ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet
ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüsü sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, TTK’nun 1282.maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281.maddesi hükmü uyarınca da kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin KSGŞ’nin A.5.maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. KSGŞ’nin A.5.maddesi ve TTK’nun 1292.maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasden yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfesi sigortalıya geçer.
Davacı taraf, sahip olduğu aracın trafik kazası sonucu hasarlandığını belirterek hasar tutarının davalı sigortadan tahsilini istemiştir Davalı … şirketi ise davacı şirketin rent a car işyerinin halen faaliyette olduğunu aracın kiralandığı sırada kaza geçirdiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece dava konusu aracın … Vergi Dairesi Müdürlüğü cevabından anlaşıldığı gibi oto kiralama faaliyetine ilişkin işe başlama bildirimi ekinde bildirildiği ve aracın oto kiralama işinde kullanılması nedeniyle hasarın poliçe kapsamı dışında kaldığı bildirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, doğru beyanda bulunma yükümlülüğüne uyulup uyulmadığı dolayısıyla hasarın teminat dışı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosyada mevcut 7.6.2010 günlü Vergi Dairesi Başkanlığı yazısında davacının 1.8.2007 tarihinde oto kiralama işine başladığı sırada işe başlama bildirim yazısında dava konusu aracın bildirildiği görülmüştür. Ancak vergi dairesine işyeri açarken aracın rent a car olarak bildirilmesi aracın her zaman kiralık olarak kullanıldığını kanıtlamaz. Sürücü beyanında aracın kiralık olmadığını bildirmiştir. Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden kazaya karışan davacı aracının kiralık araç olarak kaza öncesi sürücüye kiralandığına dair bilgi ve belgeye rastlanmamıştır. Davacı sigortalının doğru
beyanda bulunma yükümlülüğünü kasten ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak bildirdiği ispatlanamamıştır.
Bu durum karşısında, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğini ve davacı sigortalının doğru ihbar (beyan) mükellefiyetine uymadığını ispat külfeti sigortacı da bulunmakta olup, sigortacı bunu soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlamalıdır. Dava konusu olayda kira ilişkisi kanıtlanamamıştır.
O halde, mahkemece, esasa girilerek poliçe teminatı kapsamında gerçekleşen riziko nedeniyle sigortalı araçta meydana gelen gerçek zarar miktarı makine mühendisi uzman bilirkişiden alınacak rapor ile belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.