YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8944
KARAR NO : 2011/12412
KARAR TARİHİ : 15.12.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2007/5054 sayılı Takip dosyasında yapılan 14.04.2007 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, önceki aşamalarda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş, son oturumda ise ödeme nedeni ile davanın konusuz kaldığını belirtmiştir.
Davalı (borçlu), şahsi borcu nedeni ile hakkında icra takibi yapıldığını, mahcuzların üçüncü kişi şirkete ait olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “borçlunun davacı şirketin ortağı ve müdürü olduğu, arada organik bağ bulunduğu, sunulan faturaların istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığı” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 21. H.D.nin 14.05.2009 gün, 10969–6828 sayılı ilamı ile İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin sunduğu faturaların borcun doğumundan önce düzenlenmesi nedeni ile
gerçekliğinin ve mahcuzlara uygunluğunun araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda: “Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, buna göre haciz tutanağının sadece 2 ve 4. sırasındaki menkullerin davacı şirketin ticari kayıtlarında yer aldığının belirlendiği, bu kayıtların defterlerin tasdiklerinin yaptırılmaması nedeni ile takdiri delil niteliğinde bulunduğu, ancak alınan bilirkişi raporunun olaya uygun bulunduğu“ gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartı olup öncelikle ele alınıp değerlendirilmesi gerekir.
Davalı alacaklı vekili 16.05.2011 günlü oturumda icra takibine konu borcun ödenmesi nedeni ile davanın konusuz kaldığını belirttiği halde, Mahkemece bu husus araştırılıp değerlendirilmeden işin esasına yönelik yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
2.Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.