YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9
KARAR NO : 2011/10121
KARAR TARİHİ : 01.11.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Tuzla İcra Müdürlüğünün 2009/11299 takip, Erdek İcra Müdürlüğünün 2009/856 talimat sayılı dosyasından 2.11.2009 günü borçlunun borcundan dolayı haczedilen mahcuzlardan haciz tutanağının 2, 3, 5, 6, 7, 8, 10, 11, 12.sıradaki mahcuzların müvekkiline ait olduğunu, bunların 30.9.2009 tarihli fatura ile borçludan satın alındığını belirterek İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını, %40 tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlunun davaya dahil edilmesi gerektiğini, haciz adresinin ve mahcuzların borçluya ait olduğunu, aynı adreste 14.10.2009 tarihinde de haciz yapıldığını, davanın süresinde açılmadığını, faturanın muvazaalı düzenlendiğini, dava dışı borçlu hakkında haciz adresinin kiralarının ödenmemesi nedeniyle aleyhine başlanan 2009/2210 takip dosyasının derdest olduğunu belirterek davanın reddini %40 tazminatın tahsilini savunmuştur.
Borçlu … Denizcilik San. ve Tic. Ltd. Şti’nin davaya dahil edilmesi için davacı vekiline 20 günlük kesin süre verilmiş; davacı, vekili tarafından borçlu davaya dahil edilmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davanın 2.11.2009 tarihli hacizden sonra 7 günlük süre geçirilerek 18.2.1010 tarihinde açıldığı, davacının kesin süreye rağmen borçluyu davaya dahil etmediği, dava sübut bulmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş hüküm davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir.
Kural olarak, 3.kişinin istihkak iddiasına itiraz etmeyen borçlunun istihkak dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmesi gerekmez. Çünkü istihkak davasında asıl çekişme 3.kişi ile takip alacaklısı arasındadır. Davanın borçluya yöneltilmesi için borçlunun istihkak iddiasına karşı çıkması haczedilen malın kendisine ait olduğunu ileri sürerek çekişme yaratmış olması gerekir.Somut olayda davalı borçlu şirketin böyle bir çekişme yaratmadığı anlaşıldığından davaya dahil edilmesine gerek olmadığı gibi bu yöndeki ara kararının yerine getirilmemiş olmasının da davanın red sebebi yapılması doğru görülmemiştir.
İİK 97/9 madde gereğince, kendisine istihkak talebinde bulunma imkanı verilmemiş 3.şahıs, haczedilen şey hakkında veya satılıp da bedeli henüz alacaklıya verilmemişse bedeli hakkında hacze ıttıla tarihindeh itibaren 7 gün içinde icra mahkemesinde istihkak davası açabilir.
Somut olayda gerek 14.10.2009, gerekse dava konusu 2.11.2009 tarihli haciz, davacı 3.kişi şirketin yokluğunda yapılmıştır. 14.10.2009 tarihli haciz sırasında hazır bulunan … davacı şirketin ortağı, yetkilisi veya muhasebeci gibi çalışanı olmadığı gibi davalı alacaklı tarafından davacı 3.kişinin haczi davadan çok önce öğrendiği de ispatlanamadığından davanın İİK 97/9 madde gereğince süresinde açıldığı kabul edilerek toplanan delillere göre davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 1.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.