Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/9009 E. 2012/2932 K. 12.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9009
KARAR NO : 2012/2932
KARAR TARİHİ : 12.03.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … şirketi vekili ile davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait araca davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı oldukları aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasar meydana geldiğini belirterek 3.220.22 TL’nın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin aracını kazadan önce diğer davalıya noterden satarak teslim ettiğini, işleten olmadığını bildirerek davanın husumetten reddini savunmuştur.
Davalı …, kazanın tutanaktaki gibi olduğunu, aracının trafik sigorta poliçesinin bulunduğunu bildirmiştir.
Davalı … şirketi vekili, illiyet bağı ile kusur ve zararın ispatlanması halinde poliçe limitinden sorumlu olduklarını, kazanın belirtilen şekilde gerçekleşmediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, davalı … aleyhindeki davanın husumetten reddine, davalılar … ve sigorta şirketi aleyhindeki davanın kısmen kabulüne, 2.441.42 TL’nın faiziyle birlikte bu davalılardan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … şirketi vekili ile davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, 2918 sayılı KTK’nun
95/1. maddesi uyarınca işleten değişikliğinin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceğine göre, davalı … şirketi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, kaza tutanağında ve trafik sigorta poliçesinde araç maliki/işleteni olarak davalı …’ın adı yazıldığından husumet yöneltmiştir. Mahkemece, davalı …’ın kazadan önce aracını diğer davalı …’e noterden satarak devrettiği anlaşılmakla bu davalı aleyhindeki davanın husumet (sıfat yokluğu) nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı, noter satışını yargılama sırasında öğrenmiş olup kendi kusuruyla davalı … aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, bu davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK.’nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle 1086 sayılı HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … şirketi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 6. bendindeki “Davalı … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince tayin olunan 550.00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’a verilmesine” ibarelerinin hükümden çıkartılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 145,05 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.