Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/9159 E. 2011/10306 K. 03.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9159
KARAR NO : 2011/10306
KARAR TARİHİ : 03.11.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı (alacaklı) vekili, Ankara 19. İcra Müdürlüğü’nün 2009/2458 sayılı takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Gölköy İcra Müdürlüğü’nün 2010/90 Talimat sayılı dosyasında 02.04.2010 günlü haczin borçlunun resmi mercilere faaliyet adresi olarak bildirdiği ve ödeme emrinin de tebliğ edildiği yerde yapıldığını, kardeşi olan üçüncü kişi ile birlikte aynı adreste faaliyet gösterdiğini, ancak alacaklıdan mal kaçırmak için resmi işlemlerin borçlu adına yaptırıldığını, istihkak iddiasının samimi olmadığını belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi ve borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadıkları gibi cevap da vermemişlerdir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava dilekçesinin üçüncü kişi ve borçluya aynı adreste tebliğ edildiği, haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapıldığı, mahcuzların borçlu ile kardeşi olan üçüncü kişiye ait olduğu“ gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı üçüncü kişinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesi uyarınca açtığı “istihkak iddiasının reddi” davası niteliğindedir.
Bu davalarda verilen davanın kabulü kararı üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddi sonucunu da doğuracaktır.
Somut olayda Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde, hükmün infazında tereddüt yaratacak şekilde mahcuzların borçlunun yanı sıra üçüncü kişiye de ait olduğunun tespitine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kaldı ki,istihkak davalarında mülkiyetin tespitine yönelik karar verilemeyeceğinin dikkate alınmaması da isabetli değildir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3.maddesinin 2.fıkrası delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Davalı üçüncü kişinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 2. bendindeki “Gölköy İcra Müdürlüğü’nün 2010/90 Talimat sayılı dosyası ile 02.04.2010 tarihinde Damarlı Beldesi Yeşilyurt Mahallesi’nde haczedilen toplam 10.150,00.-TL bedelli hacizli malların borçlu … ve davalı kardeşi …’e ait olduğunun tespitine” ibaresinin çıkartılarak yerine “Üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 435,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı 3.kişiden alınmasına 3.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.