YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9216
KARAR NO : 2011/12912
KARAR TARİHİ : 26.12.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili ile davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine … 17.İcra Müdürlüğünün 2010/2380 sayılı dosyasından yürütülen takipte uygulanan 26.2.2010 tarihli haciz işleminde, müvekkiline ait menkulün haczedildiğini, mahcuzun davacı 3.kişi müvekkilince imal edildiğini, üzerinde davacı logosunun bulunduğunu ve Makine Kira Sözleşmesi ile borçlu şirkete kiraya verilmiş olduğunu ileri sürerek, haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, borçlu ile 3.kişi şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlemler yapıldığını ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu mahcuzun borcun doğumundan çok önce noterlikte tanzim edilen, daha sonra adi sözleşme ile yenilenen Makine Kira Sözleşmesi ile davacı 3.kişi tarafından borçluya kiraladığı, şirketlerin farklı tüzel kişiliklerinin bulunduğu ve adreslerinin farklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile mahcuzların davacıya ait olduğunun tespitine, şartları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili ile davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu mahcuz 26.2.2010 tarihinde borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste ve borçlu şirket yetkilisinin huzurunda haczedilmiştir. Davacı 3.kişi şirket ile borçlu şir-
ketin kurucu ortakları aynı kişilerden oluştuğu gibi, mevcut ortakları arasında da yakın kan bağına dayalı organik ilişki bulunduğu ve her iki şirketin aynı iş kolunda ticari faaliyette bulundukları görülmektedir.
Davacı 3.kişi tarafından ibraz edilen ve noterlikçe düzenlenmiş olan 15.9.2006 tarihli Makine Kira Sözleşmesi iki yıllık olup, haciz tarihini kapsamadığı gibi, 3.kişi ile borçlu arasında yukarıda açıklanan türden bağlantı nedeniyle muvazaaya yönelik olarak her zaman düzenlenmesi mümkündür. Kaldı ki, kira sözleşmesinde ve dava konusu mahcuzda seri numarası olmadığından, malların aynı mal olup olmadıkları dahi belli değildir.
Buna göre, davacı 3.kişi ile borçlu şirketin dava konusu mahcuzu birlikte ellerinde bulundurdukları ve İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısı ile alacaklı yararına olduğu, borçlu ile 3.kişi tarafından alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlemler yapıldığı kabul edilmelidir. Yapılan bu işlemlerin alacaklının haklarını etkilemeyeceği açıktır. Davacı 3.kişi tarafından ibraz edilen ve her zaman temini mümkün belgelerle yasal mülkiyet karinesinin aksinin kesin ve güçlü delillerle ispat edildiğinden de söz edilemez.
O halde, açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara göre, mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken, dosya içeriği ile uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı (alacaklı) vekili ile davacı 3. kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3. kişi ve davalı alacaklıya geri verilmesine 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.