Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/9609 E. 2011/13000 K. 27.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9609
KARAR NO : 2011/13000
KARAR TARİHİ : 27.12.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, … 1.İcra Müdürlüğü’nün 2008/13624 Takip, Şişli 5.İcra Müdürlüğünün 2009/1041 talimat sayılı dosyasından 18.5.2009 tarihinde haczedilen mahcuzların müvekkiline ait olduğunu, müvekkili ile davalı borçlunun aynı yayın grubuna ait olan şirketler olduğunu her iki şirketinde dahil olduğu yayın grubuna … tarafından 25.5.2004 ve 18.9.2008 tarihinde el konulduğunu tüm mal varlıklarının hacizli olduğunu mahcuzların ayrıca vergi daireleri tarafından da 1.9.2004 – 2.12.2005 tarihleri arasında haczedildiğini dava konusu dekoderlerin 50.000 adedinin … Finansal Kiralama A.Ş. ile İktisat Finansal Kiralama A.Ş. ye ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz adresinin müvekkili tarafından borçluya kiralanan ve borçlunun mallarının bulunduğu yer olduğunu 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin lehe bulunduğunu davanın süresinde açılmadığını belirterek davanın reddi ile kötüniyet tazminatının tahsilini savunmuştur.
Davalı borçlu ile dava ihbar edilen finansal kiralama şirketleri savunma yapmamıştır.
İhbar olunan … vekili ihbarı kabul etmediklerini finansal kiralama şirketlerine davanın ihbar edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; dava konusu decoderlerin davacı şirkete ait olup evveliyatta … ve vergi daireleri tarafından haczedildiği, diğer finansal kiralama şirketlerine ait olduğu bildirilen decoderlerle ilgili ayırım yapılamadığı, davacının finansal kiralama sözleşmesi doğrultusunda kiracı sıfatı ile de şikayet mahiyetinde istihkak iddia edebileceği, kaldıki sonrasında davacının kendisine ve finansal kiralama şirketlerine ait ve alacaklı tarafcada haczedilen dekoderlerin ve hurda olarak haczedildiği bildirilen masa parçalarının … tarafından satıldığı anlaşılıp kabul edilmekle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir.
İstihkak davası, haczedilen şey borçlu elinde veya borçlu ile birlikte 3.kişi elinde ise kural olarak davacı olma sıfatı o şey üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı ayni hakkı bulunan 3.kişiye, aittir(İİK 96-97).Bunun dışında takip alacaklısının da İİK 99 madde gereğince dava açabileceği hükme bağlanmıştır. Malı haczedilen borçlunun ise istihkak davası açma hakkı bulunmadığından davacı sıfatı da yoktur.
Somut olayda takip konusu alacak 1.6.2007-14.7.2008 dönemine ilişkin kira alacağına ilişkin olup dava konusu haciz davalı alacaklı tarafından borçluya kiralanan taşınmazda yapılmıştır. Davacı 3.kişi vekili dava dilekçesinde haciz uygulanan adresin kendileri, borçlu ve grup şirketleri tarafından ortak kullanılan depo olduğunu belirtmiş borçlu tarafından müvekkili şirkete kesilen kira faturalarını delil olarak sunmuştur. Davacı 3.kişi, davalı borçlu ve dava ihbar edilen finansal kiralama şirketleri aynı yayın grubuna (…Grubu)ait şirketler olup bu şirketlerinde içinde bulunduğu 42 şirketin ortaklık hakları ile yönetimi ve denetimine … tarafından 25.5.2004 tarih
2004/253 sayılı kararla el konulmuş, 21.7.2005 tarih 302 sayılı, 19.7.2007 ve 18.9.2008 tarih 2008/313 sayılı, 9.7.2009 tarih ve 2009/199 sayılı kararlarla tüm şirketler(davacı 3.kişi, borçlu ve finansal kiralama şirketlerininde içinde bulunduğu) ticari ve iktisadi bütünlük kapsamına alınmıştır. … Başkanlığının, içinde dava konusu mahcuzlarında bulunduğu 14.11.2009 tarih 2001/2 sayılı ticari ve iktisadi bütünlük satış ilanı üzerine davalı alacaklı 25.11.2009 tarihli dilekçesiyle sıra cetveline esas bilgilerini bildirmiştir. Bu durumda davacı 3.kişi şirketin haciz adresini takip borçlusu ile birlikte kullanması, aynı yayın grubuna dahil şirketler olarak davacı, davalı borçlu ve ihbar olunan finansal kiralama şirketleri hakkında takip ve hacizden önce ticari ve iktisadi bütünlük kararı verilmiş olması nedeniyle davacı 3.kişi şirketin aynı zamanda borçlu sıfatını alıp almadığı, borçlu olarak kabülü halinde ise istihkak davasında davacı sıfatının olup olmayacağı tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 27.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.