Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/1005 E. 2012/6513 K. 21.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1005
KARAR NO : 2012/6513
KARAR TARİHİ : 21.05.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araca, davalının maliki olduğu aracın arkadan çarpması sonucu hasarlandığını, davalıya ait aracın olay yerinde durmayarak kaçtığını, müvekkili tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili için davalıya yönelik başlatılan icra takibine itiraz edildiğini bildirerek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin aracını kazadan sonraki bir tarihte sattığını, araç üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak olay tarihi itibariyle araçta çarpma izi olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıya sigortalı araca, davalıya ait aracın çarpıp çarpmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, talimat yoluyla davalıya ait araç üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup bilirkişi raporunda, sigortalı araçtaki hasarı davalıya ait aracın mey-
dana getirtiğine dair kesin bulguya rastlanmadığı bildirilmiş, bu rapor hükme esas alınmıştır. Buna karşın, sigortalı araç sürücüsü kaza sonrası emniyete verdiği ifade de, aracına arkadan çarparak kaçan aracın plakasını tam olarak bildirmiş, aracın kamyonet olduğunu belirtmiştir. Sigortalı araçta meydana gelen hasarın trafik ekiplerince görgü ve tespit tutanağı ile tespit edildiği görülmüştür. Sigortalı araç sürücüsü tanık olarak alınan beyanında, aracın beyaz ve krem karışımı renginde olduğunu ifade etmiştir. Sigortalı araç sürücüsünün bildirdiği plaka, davalıya ait aracın plakası olduğu gibi, davalıya ait aracın kamyonet olduğu ve beyaz-mavi renkli olduğu tescil kaydından anlaşılmıştır. Ayrıca araca ait fotoğraflardan, aracın hakim renginin beyaz olduğu, üzerinde mavi şerit bulunduğu görülmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalıya ait aracın ön tampon kısmında belirgin bir çarpma izi olmadığı belirtilmişse de bununla birlikte aracın kamyonet olması nedeniyle ve çarpan araç olması dikkate alındığında ön tampon kısmında hasar meydana gelmeyebileceği de belirtilmiştir. Kaldı ki, hükme esas alınan bilirkişi raporu olaydan yaklaşık 3 yıl sonra araç üzerinde yapılan inceleme sonucu tanzim edilmiştir. Bu durumda mahkemece, sigortalı araç sürücüsü ile davalı arasında husumet olduğu iddia ve ispat edilemediğine göre sigortalı araca çarpan aracın davalıya ait araç olduğu kabul edilerek işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.