Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/10056 E. 2013/6500 K. 07.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10056
KARAR NO : 2013/6500
KARAR TARİHİ : 07.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin kullandığı motorsiklet ile davalının trafik sigortacısı bulunduğu motorsikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının hayati tehlike geçirir şekilde yaralandığını, uzun süre tedavisinin yatalak şekilde devam ettiğini belirterek 10.000,00-TL maluliyet tazminatının müracaat tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili, 27.03.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 66.982,47- TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüyle 50.236,00- TL’ nin 10.000,00- TL’sine dava tarihinden, bakiyesine ise ıslah tarihi olan 27.03.2012 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazaya neden olan karşı araç trafik sigortasıcısından maluliyet tazminatı istemine ilişkindir.
1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Dava, karşı araç trafik sigortacısından maluliyet tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı 3/8 kusurlu olarak bulunmuş ve aktüer bilirkişiside tazminat hesabında davacının 3/8, davalının trafik sigortacısı bulunduğu araç sürücüsününde 5/8 kusurlu olduğunu kabul ederek hesaplama yapmıştır. Ancak, maluliyete neden olan yaralanmanın baş bölgesinde bulunmayıp davalı vekilinin müterafik kusura ilişkin cevap dilekçesi ve yargılama aşamasında bir talebi olmamasına rağmen mahkemece,hesaplanan tazminat miktarından davacının kask takmamak ve diğer güvenlik önlemlerini almamak suretiyle motosiklette seyahat etmesi müterafik kusur kabul edilerek belirlenen tazminattan %25 oranında indirim yapılması doğru görülmemiştir.
3)Mahkemece, dava dilekçesinde istenen tazminat miktarı bakımından dava tarihinden, ıslah dilekçesinde istenen miktar bakımından ıslah tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir. Alacağı doğuran sebebin esasen haksız eylemden kaynaklanmış olmasına ve davacının davadan önce davalı … şirketine başvurusunun bulunmamasına göre, ıslah ile istenilen tazminat için de dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2) ve 3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 7.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.