YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10057
KARAR NO : 2013/6743
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu motosiklet ile kaza tarihinde trafik sigortası bulunmayan traktörün 02.12.2008 tarihinde çarpışmaları sonucunda, müvekkilinin yaralandığını ve sakat kaldığını, traktör sürücüsünün 8/8 oranında kusurlu olduğunu, davalı kurumun müvekkiline % 10 oranında maluliyeti nedeniyle 10.564,00 TL tazminat ödediğini, ancak zararın daha fazla olduğunu belirterek 8.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili tarafından 27.03.2012 tarihli ıslah dilekçesi verilerek maddi tazminat istemi, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda artırılmış ve toplam 9.922,70 TL maddi tazminat istenmiştir.
Davalı vekili ise, müvekkili tarafından davacıya ödenen 10.564,00 TL tazminatla, tüm zararın karşılandığını, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara göre, bilirkişi raporuyla belirlenen zarardan davacının müterafık kusuru ve hatır taşıması nedeniyle %30 oranında indirim yapılarak “… davanın kısmen kabulü ile 4.970,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya
ilişkin istemin reddine…” karar verilmiştir. Karar, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-)Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan, Adli Tıp Uzmanı doktor tarafından düzenlenen 28.01.2010 tarihli raporda, davacının ayak bileği eklem hareketi kısıtlılığına bağlı özürlülük oranının % 10 olduğu belirtilmiştir. Davalı vekili, davacının kazadan önce de bir bacağının sakat olduğunu, raporda tayin edilen maluliyet oranının trafik kazasına bağlı yaralanmasına ilişkin olmadığını ileri sürerek bu rapora itiraz etmiştir. Davalı vekilinin yukarıda açıklanan itirazlarını karşılamayan bu rapor, karar vermeye elverişli değildir.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre; çalışmakta iken sakat kalan davacının uğradığı maddi zararın hesaplanmasında, uğradığı sakatlık oranı değil, bu sakatlık nedeniyle ortaya çıkan iş göremezlik, diğer anlatımla, çalışma ve kazanma gücündeki kayıp oranı esas alınmalıdır. Bu durumda mahkemece, davacının, kaza sonrası yaralanmasına ilişkin tüm tedavi belgeleri, grafiler ve raporlar getirtilip eklenerek Adli Tıp Kurumu’ndan, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanç Kaybı Oranının Tesbitine İlişkin Yönetmelikte öngörülen kriterlere göre, zararın hesaplanmasına temel oluşturulacak kazaya bağlı iş göremezlik (maluliyet) oranı ve sakatlığının kazaya bağlı olup olmadığı hususlarında rapor alınıp, davacının kazaya bağlı işgücü kaybı oranı usulüne uygun olarak belirlendikten sonra, tazminat hesabı için aktüerya uzmanı bilirkişiden rapor alınması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda adı geçen yönetmeliğe uygun olmayan ve denetime elverişsiz doktor raporuna dayanılarak ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Mahkemece, 13.03.2012 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, davalı tarafından 28.05.2010 tarihinde davacıya ödenen 10.564,00 TL’sının güncelleme yapılmadan hesaplanan tazminattan indirilmesi sonucu belirlenen tazminat miktarı esas alınarak karar verilmiştir.
Davalı … tarafından yapılan ödemeyi tazminat hesabı yapılmadan önce alan davacı bilirkişinin hesap tarihine kadar geçen süre nedeni ile aldığı paranın yasal faizi kadar kazanım elde etmiştir. Oysa, olay nedeniyle davalının sorumlu olduğu tazminat bu hesaplamanın yapıldığı gündeki verilere göre yapılmalıdır.
Zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davacıya yapılan ödemenin, ödeme günü ile dava konusu tazminatının hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi de hesaplanarak, ödeme tutarı ile birlikte hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’na geri verilmesine 9.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.