Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/10569 E. 2013/7030 K. 14.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10569
KARAR NO : 2013/7030
KARAR TARİHİ : 14.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu otomobilin 09/01/2009 tarihinde yaya …’a çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, davalı … tarafından ölen kişinin eşi ve çocukları olan müvekkillerine toplam 77.314 TL ödenerek ibraname alınsa da, ibranamenin geçersiz olup makbuz niteliğinde bulunduğunu, bu ödemenin tespit edilecek gerçek zarardan mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürerek ibranamenin iptali ile şimdilik davacı eş … için 4.000, davacı çocuklar …,… için ayrı ayrı 3.000 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 23/07/2009 tarihinde davacılara toplam 77.314,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacılar için hesaplanan destek tazminatının toplam 47.411,02 TL olduğu, davalı tarafından toplam 77.314,00-TL’nin de ödenmiş olduğu, ayrıca davacıların sigorta tarafından yapılan ödemeyi çekince kaydı eklemeden tahsil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2)Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davalı … davacılara ödeme yapılarak ibra edildiğini savunmaktadır.
2918 sayılı KTK’nin “sorumluluğa ilişkin anlaşmalar” başlığını taşıyan 111. maddesi gereği, “ Karayolları Trafik
Kanunu ile öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir”.
Davalı … davadan önce davacılara 23.07.2009 tarihinde toplam 77.314,31 TL (… için 53.115,31 TL, … için 11.358,73 TL, … için 12.840,26 TL) ödeme yaparak karşılığında ibraname almıştır. Anılan yasal düzenleme karşısında davalı … şirketinin aldığı ibra makbuz niteliğinde sayılarak bilirkişinin tazminat hesabı doğrultusunda taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak yoksun kalınan destek zararına hükmedilmesi gerekir iken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bilirkişi 20/02/2012 tarihli raporunda, davalı … şirketinin yaptığı güncellenmiş ödemenin mahsubundan sonra davacılar … için 45.254,49 TL, … için 1.998,03 TL, … için 158,50 TL ödenmemiş destekten yoksun kalma zararı bulunduğunu belirtmesine rağmen davacıların tüm destek zararının davalı … tarafından karşılandığı gerekçesi ile taleplerinin reddine karar verilmesi de hatalı olmuş ve hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 14.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.