YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1085
KARAR NO : 2012/6361
KARAR TARİHİ : 18.05.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalının trafik sigortacısı olduğu araçta yolcu iken gerçekleşen kazada yaralanarak daimi kısmi maluliyete uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 500 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin dava öncesinde davacıya 1.631,20 TL ödeme yaptığını ve davacıdan ibraname aldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 6100 Sayılı HMK’nun 15/2 maddesi uyarınca, can sigortalarından dolayı açılacak davalarda, sigortalının, sigorta ettirenin veya lehtarın yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkili olduğunun belirtildiği gerekçesiyle resen mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, davalı tarafça yapılmış bir yetki itirazı bulunmamasına rağmen, 6100 Sayılı HMK’nun 15/2 maddesi uyarınca, can sigortalarından dolayı açılacak davalarda, sigortalının, sigorta ettirenin veya lehtarın yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkili olduğu gerekçesiyle resen yetkisizlik kararı verilmiştir. Davanın açıldığı tarih, 29.04.2011 olup, 6100 Sayılı HMK’nun yürürlük tarihi ise 01.10.2011’dir. Davanın açıldığı tarihe göre mahkemenin yetkisinin belirlenmesinde, o tarihte yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK’nun ilgili 9 ve 21. maddelerinin maddelerinin uygulanacağı tartışmasızdır.
Yetkinin kamu düzenine ilişkin ve kesin olmadığı (HUMK madde 22 ve madde 23) hallerde, yetki itirazı yalnızca ilk itiraz olarak (md.187) ileri sürülebilir. Yetki itirazı, yazılı yargılama usulünde davanın başında (md. 187) ancak esasa cevap süresi içinde esas hakkındaki cevaplarla birlikte, (189’uncu ve 195/1’inci md.’ler) ileri sürülebilir. İlk itirazlar, aksi halde bir daha dinlenemez (md.189) ve yetkisiz mahkemenin yetkisini davalı kabul etmiş sayılır. (md.23) Hakim, bu itirazların süresinde yapılıp yapılmadığını kendiliğinden gözetmekle yükümlüdür.
Somut olayda, yetki kamu düzenine ilişkin ve kesin olmayıp, genel yetkiye ilişkin davalı ikametgahı (md.9) ve olay yeri (md.21) mahkemeleri yetkilidir. Davalı vekili, yanıt dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunmamış olmasına göre, mahkemenin yetkisini kabul ettiği hususu sabit olmalıdır.
O halde mahkemece, yargılamaya devam edilerek, varılacak sonuç çerçevesinde davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle resen yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 18.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.