YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1102
KARAR NO : 2012/1575
KARAR TARİHİ : 14.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili ile ihbar olunanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacı … için 40.000 TL manevi, 1.000 TL maddi, … için 20.000’er TL manevi, 1.000’er TL maddi, Mürşide için 40.000 TL manevi, 1.000 TL maddi, … için 15.000’er TL manevi, 1.000’er TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili ıslah ile maddi tazminat talebi miktarı toplamını bilirkişi raporu doğrultusunda davacı … için 134.159,57 TL, … için 12.909,35 TL, Arda için 22.667,08 TL, … için 112.306,10 TL, … için 14.772,21 TL.ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, davacı … için 134.159,57 TL, … için 12.909,35 TL, … için 22.667,08 TL, destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ve ihbar olunanlardan alınarak davacılara verilmesine, Hülya için 30.000 TL, … için 14.000’er TL manevi tazminatın davalılar ve ihbar olunanlardan alınarak davacılara verilmesine, davacı … için 134.159,57 TL,… için 12.909,35 TL,… için 22.667,08 TL, destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ve ihbar olunanlardan alınarak davacılara verilmesine, … için 30.000 TL,
Aslıhan için 14.000 TL manevi tazminatın davalılar ve ihbar olunanlardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, daha sonra düzeltme şerhi ile hükmün 2.bendinin davacı … için 112.306,10 TL, Aslıhan için 14.772,21 TL, maddi tazminatın davalılar ve ihbar olunanlardan alınarak davacılara verilmesine şekilde düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar ve ihbar olunanlar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, destekten yoksunluk nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-10.4.1992 gün 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı hakimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasını öngörmektedir. Kısa kararda hükmedilen bir yükümlülüğünün gerekçeli kararda hüküm altına alınmamış olmasının çelişki teşkil etmediğini söylemek mümkün değildir. Yargı erkinin görev ve yetkisi Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak keza İ.B.K.nın bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka gerekçeli karardaki hüküm başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. Öyleki İ.B.K. ile bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tesbit edildiği takdirde başka bir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.
Diğer taraftan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 381, 388, 389. maddelerinde hüküm fıkrasında nelerin yer alacağı açıklanmış, HUMK.nun 388/son maddesi ile “hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmü getirilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, 14.2.2010 gün günlü mahkeme kısa kararının hüküm fıkrasının 2.bendinde “dava konusu 06.02.2008 tarihinde meydana gelen ölümlü kaza ile ilgili olarak ölen Adnan Şahinözün eşi …’e 112.306,10 TL çocuğu …’e 14.772,21 TL destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminatın davalı ve ihbar olunanlardan alınarak davacı …’e kendisi adına asaleten çocuğu… adına velayeten verilmesine” hükmünün
yer almasına rağmen gerekçeli kararda bu bölüm yazılmaksızın hüküm fıkrası oluşturulmuş, mahkemece kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki bu çelişkinin farkına varlması üzerine 3.8.2010 tarihinde gerekçeli kararın arka sayfasına ” düzeltme şerhi” adı altında kısa kararda olupta gerekçeli kararda yer almayan bu husus yazılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmıştır.
Mahkemece, kısa kararla gerekçeli karar arasındaki bu çelişkinin ” düzeltme şerhi” ile giderilmeye çalışılması mülga 1086 sayılı HUMK.nun 455 vd maddelerine aykırıdır. Bu çelişkinin tavzih- maddi hata yolu ile giderilmesi mümkün değildir. Bu halde düzeltme şerhi geçerli bulunmamaktadır. Kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik olması nedeni ile kararın bozulması gerekmiştir.
2-İhbar olunanlar …Turizm San. Tic. A.Ş ile Birlik Sigorta A.Ş vekillerinin temyizine gelince; Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesi ile … gedikli ve … Bankası AŞ hakkında dava açılmış olup, davalı … tarafından … Turizm San. Tic. A.Ş ile Birlik Sigorta A.Ş’ye davanın ihbar edilmesi istenmiştir. Hakkında usul yasası hükümlerine göre dava açılmayan kişi dahili dava veya ihbar talebi ile davalı sıfatını kazanamaz. Taraf sıfatı kamu düzenine ilişkin olup usulüne uygun olarak hakkında açılmış bir dava bulunmadığına göre … Turizm San. Tic. A.Ş ile Birlik Sigorta A.Ş hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- 1 nolu bozma gerekçesine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesi şimdilik gerek duyulmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar Hüseyin ve Halk Bankası AŞ vekilinin, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle de ihbar olunanlar … Turizm San. Tic. A.Ş ile Birlik Sigorta A.Ş vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenle davalıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığın, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar ve ihbar olunanlara geri verilmesine, 19.12.2005 gün ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 140. maddesi gereğince davalı …’den harç alınmamasına, 14.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.