YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11058
KARAR NO : 2013/8999
KARAR TARİHİ : 13.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’ın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 29.7.2009 tarihinde davalı … Barboros’a sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufunun iptalini talep etmiştir.
Davalı borçlu … vekili, tasarrufun borçtan önce ve alacağa mahsuben yapıldığını, aciz belgesi sunulmadığını, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, müvekkilinin davalı borçludan 2009 Nisan ayında 28.000,00 TL alacağı olduğunu, dava konusu taşınmazı alacağa mahsuben aldıklarını, iptal koşullarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre davacının, davalı borçlunun …,… Şubesinde kullandığı kredi borcunu kefil olarak dava konusu iptali istenen tasarruftan sonra 5.3.2010 tarihinde ödediğinden, davacı ile borçlu arasındaki borcun doğum tarihinin, ödeme tarihi olan 5.3.2010 tarihi olduğu bu durumda 29.07.2009 tarihli tasarrufun borçtan önce yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nin 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece de belirlendiği gibi bu tür davaların dinlenme koşulları arasında iptali istenen tasarrufun, takip konusu borcun doğumundan sonra yapılmış olması da vardır.
Somut olayda, takip konusu alacak davalı borçlunun Yapı Kredi Bankasından 6.4.2007 tarihinde kullandığı krediye kefil olan davacının kefil sıfatıyla bankaya yaptığı ödemeden doğmaktadır. Bu durumda davacı ile borçlu arasındaki borcun doğumunun 6.4.2007 tarihli kredi sözleşmesi olduğu kabul edilerek diğer dava koşulları ve dava konusu tasarrufun İİK 278, 279, 280.maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. Kaldı ki, davacı vekili anılan borçla ilgili müvekkili tarafından yapılan ilk ödemenin 3.7.2009 tarihli olduğunu bu ödemeye ilişkin borçlu hakkında 2009/4678 sayılı dosya ile takip yaptıklarını, anılan takip dosyası yönünden de dava konusu tasarrufun, mahkemenin 2011/110 Esas 2011/583 Karar sayılı ilamı ile iptaline karar verildiğini belirttiğinden, güçlü delil mahiyetindeki bu dosyanın da değerlendirilmemesi doğru olmamıştır.
Kabule göre de, dava önkoşul yokluğu nedeniyle reddedildiğinden AAÜT’nin 7/2 maddesi gereğince davalılar yararına maktu vekalet ücreti yerine nispi vekalet ücreti takdir edilmiş olması da isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.