Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/11128 E. 2013/2247 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11128
KARAR NO : 2013/2247
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, … İcra Müdürlüğü’nün … sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, … İcra Müdürlüğü’nün 2010/25 sayılı Talimat dosyasında yapılan 12.01.2010 günlü hacze konu kümes kafeslerinin davacı üçüncü kişi şirket tarafından bir başka takip dosyasında kesinleşen ihalede 15.11.2007’de satın alındığını, bunların taşınmazın bütünleyici parçası olduğunu, belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, üçüncü kişinin dava konusu kümes kafeslerini üzerindeki taşınmazla birlikte bir başka takip dosyasında kesinleşen ihalede satın aldığını iddia ettiğini, ancak mahcuzların satın alınan taşınmazla ilgisinin bulunmadığını, çünkü bunların alacaklı şirket tarafından bir başka takip dosyasında satın alınarak borçluya fatura karşılığında satıldığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu hacizde üçüncü kişi vekilinin hazır olduğu ve hacze yönelik bir itirazının olmadığı, mahcuzların satışı aşamasında üçüncü kişi vekilinin ihalenin feshi davasını açtığı ve bu davanın red ile sonuçlandığı, dava konusu kafeslerin satışa dâhil olmadığı, istihkak iddialarını kanıtlamaya yönelik delillerin sunulamadığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Davacı taraf, dava konusu kümes kafeslerinin bir başka takip dosyasında kesinleşen ihalede satın alınan taşınmazın bütünleyici parçası olduğunu iddia etmektedir. … İcra Müdürlüğü’nün … sayılı Talimat dosyasına konu satış işlemi … İcra Müdürlüğü’nün … sayılı Takip dosyasından yazılan talimat uyarınca yapılmıştır.
Davalı alacaklı taraf ise aynı mahcuzları başka takip dosyasında kesinleşen ihalede kendilerinin satın alarak takip borçlusuna fatura karşılığında sattıklarını belirterek 24.06.2009 tarihli faturayı sunmuştur. Burada bahsi geçen satış işleminin ise … İcra Müdürlüğü’nün 2007/2775 sayılı Takip dosyasından yazılan talimat uyarınca, Gölbaşı İcra Müdürlüğü’nün … sayılı Talimat dosyasında yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu koşullarda öncelikle mahcuzların taraflarca sunulan ihale tutanakları kapsamında kalıp kalmadığı ve üzerinde bulunduğu taşınmazın bütünleyici parçası ya da teferurratı olup olmadığı konuları yerinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile tespit edilmelidir.
Daha sonra üzerinde bulunduğu taşınmazdan ayrı haczinin mümkün olup olmadığı, diğer yandan ihalelerin kesinleşme tarihlerine de bakılarak haciz sırasında mahcuzların mülkiyetinin kime ait olduğu tartışılıp değerlendirilmeli, sonucuna göre de bir karar verilmelidir.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.