Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/11174 E. 2013/1757 K. 18.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11174
KARAR NO : 2013/1757
KARAR TARİHİ : 18.02.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın müvekkilin oğlu …’in kullanımında iken tek taraflı trafik kazası sonucu hasarlanarak pert olduğunu, davalı … şirketinin araç rayiç değeri üzerinden ödeme yapmayı kabul etmediğini bildirerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL’nin ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 11.04.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 13.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, olay sonrası araç sürücüsünün kaza mahallini terk ettiğini, sürücü belgesi olduğunun belgelendirilmediğini belirtip hasar miktarına ve faize itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre kazaya sebebiyet veren sürücünün olay yerinden uzaklaşması, olayı yetkili mercilere anında intikal ettirmemesi, rizikonun olaydan bir süre sonra sigorta şirketine bildirilmesi ve olaya ilişkin ihbarın zamanında usulen yapılmamasından kaynaklanan ispat sorunlarını davacı … ettirenin taşıması gerektiği belirtilip davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigortası sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında, gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötüniyet ve müziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, TTK. 1282. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının B.1.5 maddesi ve TTK. 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanılırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Somut olayda, dava konusu olaydan sonra görevli polis memurlarınca tutanak düzenlenmiş, davacıya ait aracın plakası belirtilmiş, aracın yoldan çıkarak yol kenarında bulunan taş parçalarına çarptığı ve aracın yanında kimsenin olmadığı bildirilmiştir. Davalı … şirketine yapılan başvuruda araç sürücüsünün … olduğu ihbar edilmiştir. Davalı … şirketi, sürücünün olay yerini terk etmesinin şüpheli olduğunu,sürücü değişikliği yapıldığını, sürücünün ehliyetinin olmadığını bildirmiştir. Görevli polis memurlarınca tutulan tutanak ve dosyada bulunan fotoğraflara göre davacıya ait aracın kazaya karıştığı sabit olup, ekspertiz raporuna göre kaza ile hasarın uyumlu olduğu belirtilmiştir.
Rizikonun kasko sigortası teminatı kapsamında olmadığını ispat külfeti M.K.’nun 6 ve TTK.nun 1281/2.maddeleri uyarınca davalı … şirketine aittir.
Açıklanan nedenlerle, rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetinin kasten yerine getirilmediği veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu teminat içinde imiş gibi ihbar edildiği ve ispat yükünün yer değiştirdiği, kazanın davalı … şirketinin iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde dahi teminat dışı olduğunun somut delillerle kanıtlanması gerekir. Sürücünün olay yerini terk etmesi tek başına hasarın teminat dışı kalmasına neden olmayacağı gibi davacı tarafından bildirilen kişinin sürücü olmadığı, ehliyetinin bulunmadığı ve alkollü olduğu da ispat edilmiş değildir. Davalı tarafından sürücü değişikliği yapıldığı, sürücünün kimliği ve sürücünün değiştirilmiş olması, alkollü olması halinde dahi bu oluş şeklinin kasko sigortası genel şartlarının A-5. maddesinde yazılı hallerden hangisi nedeniyle kasko sigorta teminatı dışında kaldığı hususu somut delillerle ispat edilemediğinden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 18.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.