YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11363
KARAR NO : 2013/9335
KARAR TARİHİ : 18.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davacı ve davalı …vekillerince temyiz edilmiş, davalı …vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 18.6.2013 Salı günü davacı vekili Av. … ile davalı …vekili Av. … geldiler. Diğer davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili asıl davada, müvekkiline ait bulunan …,… plaka sayılı araçların davalıya kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu araçların hasarlanması üzerine davalıya başvuruda bulunduklarını ancak davalının ödeme yapmaktan kaçındığını, bunun üzerine davalı aleyhine başlattıkları icra takibine davalının haksız olarak
İtiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, birleştirilen 2010/121 Esas sayılı dosyada, müvekkiline ait bulunan …,… plaka sayılı araçların davalıya kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu araçların hasarlanması üzerine davalıya başvuruda bulunduklarını ancak davalının ödeme yapmaktan kaçındığını, bunun üzerine davalı aleyhine başlattıkları icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, birleştirilen 2010/182 Esas sayılı dosyada müvekkiline ait davalıya sigortalı …,… plaka sayılı araçların hasarlanması üzerine davalıya başvurduklarını, ancak davalının hasar miktarlarının poliçelerdeki muafiyet sınırının altında kaldığı iddiasıyla ödeme yapmaktan kaçındığını, oysaki bahsi geçen muafiyet şartı hususunda müvekkilinin bilgilendirilmediğini ileri sürerek 25.228,77 TL hasar bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili asıl davaya ve birleştirilen 2010/121 Esas sayılı dosyaya verdiği cevap dilekçelerinde, müvekkilinin acentenin davacıya imzalanan ibranameler karşılığı yapmış olduğu ödemeler sonrası, acentenin müvekkiline olan borçlarına karşılık mahsup yaptığını, eğer ibranameler karşılığında davacıya ödeme yapılmadıysa, bu durumda davacının muhatabının acente olması gerektiğini ileri sürerek davaların reddini savunmuştur.
Davalı vekili birleşen 2010/182 Esas sayılı dosyaya verdiği cevap dilekçesinde, müvekkiline sigortalı davacıya ait araçlarda oluşan hasar miktarlarının, %5 muafiyet oranına tekabül eden miktarların altında kaldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; asıl davanın kısmen kabulü ile davalı …Ş.’nin Tavşanlı İcra Müdürlüğü’nün 2010/210 sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak 15.408,72 TL üzerinden devamına, asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, birleşen 2010/121 Esas sayılı dosya yönünden davanın kısmen kabulü ile davalı …Ş.’nin Tavşanlı İcra
Müdürlüğü’nün 2010/207 sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak 16.255,71 TL üzerinden devamına, asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, birleşen 2010/182 Esas sayılı davanın ise reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı …vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm, davalı … şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar tazminatı isteminden ibarettir.
Mahkemece kısmen kabul kararı verilen 2010/120 ve 2010/121 Esas sayılı dosyalarda, davacının alacağı likit olmayıp, yapılan yargılama sonucunda belirlenmesi gerektiğinden, davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu talebin kabulü yönünde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
3-Mahkemece birleştirilen ve red kararı verilen 2010/182 Esas sayılı dosyada, davalı vekili lehine nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken, yazılı şekilde vekalet ücretine hiç hükmedilmemesi doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu ve (2) numaralı bentte belirtilen yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı … şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1-d ve 2-d maddelerinde yer alan ” Asıl alacağın % 40 ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine” tümcelerinin hükümden çıkarılmasına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … şirketi
vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 3. bendinin sonuna ” Birleştirilen 2010/182-210 Esas Karar sayılı dosyası yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanan 3.025,16 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” tümcesinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA 990.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …ne verilmesine, ve aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … şirketine geri verilmesine 18.6.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.