Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/11625 E. 2013/3539 K. 18.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11625
KARAR NO : 2013/3539
KARAR TARİHİ : 18.03.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili ile diğer davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın trafik kazası sonucunda kusurlu olarak müvekkiline ait araçta hasara neden olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL. tazminatın faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 29.3.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 2.849,00 TL.na yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı … vekili ile diğer davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kabulü ile 2.849,70 TL.nın yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ile diğer davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar … ve … vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının, davalı … şirketi vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup, 2918 sayılı KTK’nun 99 ve ZMSS Genel Şartlarının B.2.maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Dosya kapsamından, davacı tarafça dava açılmadan önce davalı … şirketine hasarın 10.3.2011 tarihinde ihbar edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, davalı … şirketi 23.3.2011 tarihinde temerrüde düştüğünden hükmedilen 2.000,00 TL.lık tazminat kısmı yönünden davalı … şirketinin bu tarihten itibaren diğer davalılarla birlikte yasal faizle sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken hükümde temerrüt tarihinin açıkça belirtilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı H.M.K.nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle, HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar …,… vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının, davalı … şirketi vekilinin ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (1) nolu bendinin 2.satırındaki “ihbar tarihinden” ibaresinin çıkartılarak yerine “23.3.2011 temerrüt tarihinden” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 23,62 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar Orhan ve İbrahim’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … AŞ’ye geri verilmesine 18.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.