Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/12216 E. 2013/8061 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12216
KARAR NO : 2013/8061
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalıların işleteni ve trafik sigorta şirketi oldukları aracın, dava dışı … ’ın kullanımında iken 30.01.2011 tarihinde neden olduğu trafik kazası sonucunda, bu araçta yolcu olarak bulunan müvekkillerinin desteği … ’ın ağır derecede yaralanarak 03.04.2011 tarihinde yaşamını yitirdiğini belirterek öleni eşi olan davacı … için 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 20.000,00 TL manevi tazminatın, ölenin babası olan diğer davacı … için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve 10.000,00 TL manevi tazminatın, ölenin kardeşleri olan diğer davacılar …,… için de 10.000,00 er TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacılar vekili tarafından 03.04.2012 tarihli ıslah dilekçesi verilerek maddi tazminat istemi, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda artırılmış ve toplam 63.930,59 TL maddi tazminat istenmiştir.
Davalılar ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporlarına göre, “…davanın kısmen kabulü ile davacı eş …için 39.560,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve 15.000,00 TL manevi tazminatın, diğer davacı … için 8.387,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve 7.000,00 TL manevi tazminatın, ölenin kardeşleri olan diğer davacılar …,… için 5.000,00 er TL manevi tazminatın tahsiline…” karar verilmiştir. Karar, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle Karayolları Trafik Kanunu’nun 20/d maddesi uyarınca noterlerce yapılmayan satışların geçersiz bulunmasına göre, davalı …’un yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası sonucu desteğin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalı, kazaya neden olan araç sürücüsünün ehliyetsiz ve alkollü olduğunun belirlendiğini, murisin araçta hatır için taşındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, hatır taşımasının varlığı benimsenerek bilirkişi raporunda belirlenen tazminatlardan 1/4 oranında indirim yapılmış; ancak, araç sürücüsünün ehliyetsiz ve alkollü olduğu olguları değerlendirilmemiştir.
Borçlar Kanunu’nun “Tazminat miktarının tayini” başlıklı 43. maddesinde; hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş, “Tazminatın tenkisi” başlıklı 44. maddesinde de; zarar gören taraf zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmış; eğer zarar kasten veya ağır bir ihmal ya da tedbirsizlikle yapılmamış ve tazmini de borçluyu müzayakaya maruz bırakacak ise hakimin, zarar ve ziyan miktarını hakkaniyete uygun olarak indirebileceği belirtilmiştir.
Somut olayda; davacıların murisi ile içinde yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün arkadaş oldukları ve olay günü de birlikte yola çıktıkları ve dolayısıyla taşımanın bir hatır taşıması olduğu hususu sabittir. Nitekim, mahkemece de hatır taşımasının varlığı kabul edilmiş ve bilirkişi raporunda belirlenen tazminatlardan 1/4 oranında indirim yapılarak karar verilmiştir. Davalı, ayrıca sürücünün olay anında alkollü olduğunu, ehliyetinin bulunmadığını ve müteveffanın bu durumu bilerek araca bindiğini de ileri sürmüştür. Trafik kaza tutanağında, araç sürücüsünün ehliyetinin bulunmadığı bildirilmiştir. Hazırlık soruşturması sırasında ölen sürücünün babası ifadesinde, oğlunun ehliyetinin olmadığını beyan etmiştir. Otopsi raporunda, araç sürücüsünün kanında 1,52 promil etanol çıktığı belirtilmiştir. Şu durumda; mahkemece, tarafların kaza anındaki alkol durumları ile müteveffanın alkollü ve ehliyeti bulunmayan kişinin aracına binmekle olayda müterafik kusuru bulunup bulunmadığı ve tazminattan bu durum nedeniyle de ayrıca bir indirim yapılması gerekip gerekmediği hususunun değerlendirilerek karar yerinde tartışılması gerekirken, davalının bu yöndeki itirazları tartışılmaksızın karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …’un diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …’un temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün adı geçen davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 30.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.