YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12283
KARAR NO : 2012/12430
KARAR TARİHİ : 12.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın tek taraflı kaza sonucu hasarlandığını belirtip fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 500,00 TL kar kaybı ile 7.500,00 TL hasar bedeli olmak üzere 8.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 02.05.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle talep sonucunu 18.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, aracın kaza tarihinden önce 14.01.2009 tarihinde tamamen hasarlı olarak görüldüğünü, araçta ihtar tarihi itibariyle büyük ölçüde paslanma mevcut olduğunu, aracın görülmeden poliçe düzenlendiğini belirtip, davacı tarafın kar kaybının poliçe teminatında olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 16.500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
HUMK’nun 388.maddesi (6100 sayılı HMK’nun 297. md) uyarınca mahkeme kararında, iki tarafın iddia ve savunmaları-
nın özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde, hüküm sonucu kısmında da, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile diğer talebinin yanı sıra 500,00 TL kar kaybı isteminde de bulunmuş olmasına rağmen HUMK’nun 388. maddesine (6100 sayılı HMK’nun 297. md) aykırı biçimde hüküm fıkrasında bu taleple ilgili olarak olumlu yada olumsuz açıkça bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
3.Türk Ticaret Kanunu’nun 1268.maddesi ve kasko sigortası genel şartlarının C-9 maddesine göre, sigorta sözleşmesinden doğan alacaklar 2 yılda zamanaşımına uğrar. Zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi ise aynı yasanın 1292 ve 1299 maddesi hükümleri gereğince sigorta alacağının muaccel hale gelmesi gereken gün, yani sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği günden itibaren başlayan beş günlük ihbar tarihinin son günü olmaktadır.
Somut olayda, maddi hasarlı trafik kazası 22.01.2009 tarihinde meydana gelmiş, ıslah dilekçesi ise 02.05.2011 tarihinde verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı alacağının muaccel olduğu 28.01.2009 tarihinden itibaren ıslah tarihi olan 02.05.2011 tarihine kadar iki yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olup, ıslah ile artırılan 10.500,00 TL yönünden talebin zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı …. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.