Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/12334 E. 2013/14471 K. 28.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12334
KARAR NO : 2013/14471
KARAR TARİHİ : 28.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı Banka vekili, davalı borçlu Şuayp aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı annesi Ülviye’ye onun da dünürü Mehmet’e satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı … davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu ve akrabalar arasında satış yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın kabulüne karar verildikten sonra davacı tarafça yatırılan giderlerden yapılan masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarın aynı şekilde alınan teminatın da hüküm kesinleştikten sonra davacıya iadesine karar vermek gerekirken bu yönün eksik bırakılması ve Mahkemece yargılama sırasında konulan ihtiyati haciz mahiyetinde olan ancak ihtiyati tedbir olarak karar verilen ihtiyati haczin hüküm kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiş ise de tasarrufun iptali davalarında dava kabulle sonuçlandığı takdirde, alacaklı tarafından başlatılacak bir icra takibi
olmayacağı ve uygulanan ihtiyati haczin tasarrufun iptali davasının kabulü ile kesin hacze dönüşeceği ve davacı alacaklının verilen ilam ile cebri icra işlemine devam edeceği gözetilmeden mahkemece ihtiyati haczin hükmün kesinleştiği tarihle sınırlandırması doğru değildir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 Sayılı HMK.nin geçici 3/2. maddesi delaletiyle HUMK.nin 438/VII. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 3 nolu bendinin sonuna “fazla alınan miktarın iadesine,” ibaresinin eklenmesine, 6 numaralı bent içeriğinin tamamen çıkarılarak yerine “Davacı tarafın yatırmış olduğu 5.000,00 TL teminatın karar kesinleştiğinde iadesine,“ ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 28.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.