YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12601
KARAR NO : 2013/8355
KARAR TARİHİ : 04.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkillerinin desteğin eşi ve çocukları olduğunu, davalıların maliki sürücüsü ve ZMSS’si bulunduğu aracın, davacıların desteğinin kullandığı motorsiklete çarpması neticesinde desteğin vefat ettiğini, davalı sürücünün kusurlu olduğunu belirterek, Davacılar … için 1.000,00-TL, … için 500,00-TL, … için 500,00-TL ve … içinde 500,00-TL olmak üzere toplam 2.500,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkillere verilmesine, müvekkili … için 3.000,00-TL, … için 2.000,00-TL, … için 2.000,00-TL ve … içinde 2.000,00-TL olmak üzere 9.000,00-TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sürücü ve malikten müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkillerine verilmesine, kazaya karışan … plakalı aracın sigortalı bulunduğu davalı …Ş.’dan alınarak kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 15.02.2011 tarihli feragat dilekçesiyle davalı … şirketi hariç diğer davalılar hakkında açılan davadan feregat etmiştir.
Davalı … Sigorta Şirketi vekili ; müvekkili şirkete kaza ihbarında bulunulmadığını,sigortalı araç sürücüsünün kazada kusursuz olduğunu, davalıların murisinin kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, kaza nedeniyle desteğin vefatından sonra kardeşi olan … ile amcasının oğulları … ve …’e tazminat olarak kendisinin ve babası …’ın 10.000,00 TL ödeme yaptığını, bunun üzerine kendi aleyhine ve kardeşi … aleyhine ceza davasında şikayetçi olmamalarının yanında tazminat talebinde de bulunmayacaklarını belirttiklerini, davacıların kendisi ve diğer davalı ağabeyi …’ın aleyhine açmış oldukları davanın haksız olduğunu, ikinci kez tazminat talebinde bulunmaları nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davacı tarafından davalılar … ve … aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davalarının feragat nedeniyle reddine, davacı tarafından davalı … şirketi aleyhine açılan maddi tazminat davasının Borçlar Kanunun 147/2. maddesi gereğince reddine, kararı verilmiş hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destek ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar, ölenin eş ve çocuklarıdır.
Davalılar, kazaya karışan karşı aracın sürücü, işleten ve ZMSS.dir.
Davacılar vekili 15.2.2011 havale tarihli “… Davalılardan … ve … aleyhindeki taleplerimizden feragat ediyoruz. Bundan böyle davamızı sadece davalı …Ş aleyhine devam ettireceğiz.” beyanı içeren feregat dilekçesini dosyaya sunmuştur.
Aynı beyanını 12.4.2011 tarihli oturumda tekrar etmiş ve imzası ile de tasdiklemiştir.
Mahkemece davalılar İsmail ve … hakkındaki davadan feragat nedeniyle, davalı ZMSS hakkındaki davayı ise BK.147/2 maddesi gereğince reddetmiştir.
İşletenin 2198 sayılı KTK.nun 85, sürücünün BK 41 (TBK 49) madde hükümlerine göre mevcut zarardan davacıya karşı kusurları oranında BK 51 ve 2918 sayılı KTK 88 maddeleri uyarınca müteselsilen sorumlulukları vardır. Alacaklı, BK 142/1 maddesi uyarınca müteselsil borçluların hepsinden veya birinden borcundan tamamen ve kısmen edasını isteyebilir. Yapılan ödemelerde borcu sona erdirir. Borcu sona erdiren nedenleri mahkemece re’sen araştırılması gerekir.
Somut olayda, davadan feragat yetkisi bulunan davacılar vekili 15.2.2011, 12.4.2011 tarihli dilekçesi ve duruşmadaki beyanı ile işleten ve sürücü hakkındaki davasından feragat etmiştir. Ancak ZMSS hakkındaki davaya devam ettiğinide açıklamıştır. Bu hali ile feragat, hakkın özünden feragat niteliğinde değildir. Kaldı ki davacı beyanlarında herhangi bir tahsilat yapıldığından bahsedilmemiştir.
Davadan feragat bir usul işlemidir. Dava konusu olayda davalılar arasında mecburi değil, ihtiyari dava arkadaşlığı vardır. Davacı taraf feragat dilekçesinde ve beyanlarında ödeme ve takasa dayalı olarak herhangi bir karşılık aldığını belirtmeden davalılar sürücü ve işleten hakkındaki davasından feragat etmiştir. Bu durumda uyuşmazalığın çözümünde BK 145/1-2 (TBK 166) madde hükmünün değirlendirilmesi gerekir. Sözü geçen madde “Tediye ile veya yaptığı takas ile borcun tamamını veya bir kısmını ispat etmiş olan müteselsil borçlulardan biri, sakıt olan borç nisbetinde diğer borçluları halas etmiş olur. Eğer müteselsil borçlulardan biri, borç tediye olunmamış iken ondan tahallüs etmiş ise diğer borçlular ancak halin ve borcun mahiyetinin irae ettiği nispette bu beraatten istifade edebilirler.” hükmünü içermektedir.
Madde kapsamına göre tatmin edilmeden borçlulardan birinin ibrası kural olarak diğerlerine tesir etmeyecektir. Ancak “Halin ve borcun mahiyetinin irae ettiği ” şeklindeki hüküm nedeniyle bu hallerin varlığı halinde mütesilsil borçlulardan birine ibra diğeri yönünden de sonuç doğuracaktır.
Yapılan bu açıklamalar çercevesinde davalının yapıldığını iddia ettiği 10.000,00 TL ödemenin kanıtlanması konusunda delilleri sorulup toplanarak varsa yapılmış ödemenin hangi kalemler için kime ve ne sebeple yapıldığı da araştırılarak, tazminata mahsuben yapılmış bir ödeme olup olmadığı belirlenip, BK 145 (TBK 166) maddesi değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması isabetli görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 4.6.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.