YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12716
KARAR NO : 2013/8496
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacıların desteğinin davalıya zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı araçta geçirdiği trafik kazasında vefat ettiğini belirterek, fazlaya dair haklarını saklı tutarak … için 3.000,00.-TL, … için 4.500,00.-TL destek tazminatının ve 100,00.-TL cenaze giderinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiş, talebini ıslah dilekçesiyle arttırmıştır.
Davalı …Ş. vekili, yapılan ödeme nedeniyle sorumluluklarının kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; … yönünden davanın reddine, … yönünden davanın kabulüyle 27.308,00.-TL destek tazminatı, 100,00.-TL cenaze giderinin destek tazminatının 4.500,00.-TL’lik kısmına olay tarihinden, cenaze giderinin 100,00.-TL’lik bölümüne dava tarihinden, bakiye destek tazminatına ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK’nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Açıklanan bu ilke ve alacağı doğuran sebebin esasen haksız eylemden kaynaklanmış olmasına göre, ıslah ile istenilen tazminat için de, aynı tarihten itibaren temerrüt faizi uygulanması gerekir. Zira, davalı … şirketleri ile davacı arasındaki hukuki ilişkin sözleşme ilişkisi değildir. Borcun nedeni haksız eylemdir. Yukarıda anılan hükümlere göre davalı … şirketi bakımından temerrüt faizinin başlangıcını oluşturan ihbar yükümlülüğünde esas olan, zarar miktarı değil, kazanın ihbar edilmesidir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Bu itibarla, sigorta şirketine başvuru yapılması veya dava açılmasıyla, kaza, davalı … şirketlerine ihbar edilmiş olacağından, anılan hükümlerde öngörülen koşullar yerine getirilmiş olacaktır. O halde mahkemece dosya kapsamından davalı …Ş. tarafından 30.05.2008 tarihinde ödemede bulunulduğunun anlaşılması karşısında bu tarihte temerrüt gerçekleştiği kabul edilerek, davalı … şirketi yönünden ıslah edilen miktara 30.05.2008 tarihinden itibaren faizin işletilmesi yönünde karar verilmesi gerekirken ıslah edilen miktara ıslah tarihinden faiz işletilmesi doğru görülmemiştir.
2-Somut olayda mahkemece dava, … yönünden reddedilerek davalı lehine 1.200,00.-TL vekalet ücreti taktir edilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 12. maddesi “(1)Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl
alacağı geçemez” hükmünü içermektedir. Buna göre, davacı vekilinin … yönünden talep ettiği 3.000,00.-TL destek tazminatı talebinin reddedilmiş olması bakımından davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti karar tarihindeki AAÜT’nin 12/II. maddesine göre fazla belirlenmiş olması doğru görülmemiştir.
Ne var ki yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde belirtilen, bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, 6100 Sayılı HMK’nin geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 Sayılı HMUK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1. bendindeki “ıslah edilen kısmının” ibaresinden sonra gelen “ıslah tarihinden itibaren” ibaresinin çıkartılarak yerine “30.05.2008 tarihinden itibaren” ibaresinin yazılmasına, 5. bendindeki “1.200,00.-TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “400,00.-TL” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 6.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.