Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/128 E. 2012/3455 K. 21.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/128
KARAR NO : 2012/3455
KARAR TARİHİ : 21.03.2012

MAHKEMESİ : … Asliye 2. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve … vekili ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu …’nin maaşı üzerine mal kaçırma amaçlı olarak yapılan takiplerle davalılar … ve … tarafından haciz tatbik edildiğini belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, … ve … vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece borçlu ile davalı … arasında akrabalık ilişkisi olduğu, davalı …’ın iptale konu takip dosyasındaki alacağını tahsil yetkisini davalı …’e vermesi nedeni ile yapılan takiplerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … vekili ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı …’in borçlu …’nin kardeşi olmasına İİK’nın 278/III-1. bendinde bu derece yakın akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine, buna
ilaveten davalı …’ın, borçlu …’nin dayısının oğlu olmasına ve …’den olan alacağını tahsil için yapmış olduğu takipte tahsil edilen paraların tahsili konusunda borçlunun kardeşi …’e vekaletname vermiş olması bakımından borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle tasarrufun iptali gerekeceğine (İİK. 280/II) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılar … ve … vekilinin ve …’in temyiz itirazlarının reddine,
2-Davanın kabulüne karar verildiği halde HUMK.’nun 389. maddesi uyarınca, hükmün taraflara yükletilen ödevlerin ve bahsedilen hakların hiçbir kuşku ve tereddütü gerektirmeyecek şekilde çok açık ve icra (infaz) edilebilir nitelikte olması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde tasarrufun sadece alacak ve ferileri ile sınırlı olacak şekilde iptaline karar verilmesi ve icra dosya numarası belirtilmeden hüküm kurulması ayrıca iptal edilen tasarrufa konu tahsilatlara faiz yürütülmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Ne var ki (2) numaralı bentlerde belirtilen hususlar yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/II. Maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar … ve … ve …’in sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde geçen tüm “tarihinden” ibareleri ve “itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’dan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine” ibaresinin çıkarılarak yerine “11.11.2005” ibaresinden sonra gelmek üzere “tarihlerinde yapılan tahsilatların takip asılları ve bunların işleyecek faiz ve eklentileri ile sınırlı olarak davalı …’dan tahsiline” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 21.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.