YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13188
KARAR NO : 2013/3017
KARAR TARİHİ : 07.03.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulü dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline trafik sigortalı, davalı adına kayıtlı aracın karıştığı trafik kazasında 3.kişilere ait iki ayrı aracın hasarlandığını, poliçe limiti dahilinde her iki araç için toplam 5.404,90 TL ödendiğini, davalı aracının dava dışı sürücüsü …’in kazadan sonra hastaneden firar ettiğini, alkol raporu alınmadığını, ZMSS poliçesi genel şartlarında belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, bu nedenle sigortalının müvekkiline karşı ödenen hasar miktarından sorumlu olduğunu belirterek 5.404,90 TL’nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı sigortalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 3.525 TL tazminatın 27.8.2009 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 2918 sayılı KTK’nin 95/2 maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden veya sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerinden doğan nedenlerle sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin hallerin sigortacı tarafından 3.kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra tazminatın kaldırılmasını ya da indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilmesine, dosyada mevcut ZMSS poliçesinde davalının sigortalı (akit) olmasına, bu davanın ancak sigortacı tarafından poliçenin akidi hakkında açılabilmesine, yine 2918 sayılı KTK’nin 20/d maddesi gereğince motorlu araçların noterlerce yapılmayan her türlü satış ve devir işlemlerinin dahi geçersiz olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, ZMSS sözleşmesine dayanılarak sigorta şirketi tarafından sigortalı aleyhinde açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Sigortacının, trafik sigortalısı hakkında rücuen tazminat davası açabilmesinin sebepleri ve koşulları, 2918 sayılı KTK’nin 95 ve ZMSS Poliçesi Genel Şartlarının 4.maddesinde düzenlenmiştir. Bunlar arasında ehliyetnamesiz sürücü tarafından aracın kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, münhasıran alkolün etkisi nedeniyle meydana gelen zararlar, rizikodan sonra ihbar ve diğer yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle zararda artış olmuşsa artan kısımla ilgili zararlar, sürücünün ağır kusurlu veya kasıtlı olması halinde meydana gelen zararları vs. saymak mümkündür. Kaldı ki TTK’nin 1282/1 maddesi gereğince rizikonun teminat kapsamında kalmadığını ispat yükü sigorta şirketine aittir. Sigorta şirketinin bu hususu soyut iddia ve ihtimallerle değil, somut delillerle ispat etmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacı şirkete trafik sigortalı olan davalı adına trafikte kayıtlı ve sigortalı aracın sürücüsü dava dışı … 25.6.2009 tarihinde saat 00.49’da kırmızı fasılalı ışıkta, dava dışı …’e ait …plakalı aracın sürücüsü … sarı fasılalı ışıkta kavşaktan geçmek isterlerken çarpışmışlar ve davalı taraf aracı çarpmanın etkisiyle savrulup yolda park halinde bulunan … ait … plakalı araca da çarpmıştır. Davacı sigortacı, 3.kişilere ait araçlarda meydana gelen toplam 5.404,90 TL hasar bedelini ödedikten sonra sigortalı aracın sürücüsü …’in olaydan sonra gittiği hastaneden kaçtığı, alkol raporu almadığı, genel şartlardaki yükümlülüklere uyulmadığı sebeplerine dayanarak sigortalı aleyhinde işbu davayı açmıştır. Olaya ilişkin düzenlenen kaza tesbit tutanağında davalı aracının sürücüsü …’in kavşaklarda geçiş önceliğine uymaması nedeniyle tamamen kusurlu olduğu, diğer araç sürücüsü … ile park halindeki araç malikinin kusurlu olmadıkları belirtilmiş ise de; dosyada konunun uzmanı bilirkişiden alınan 16.1.2012
tarihli denetime ve hüküm kurmaya elverişli olayın detaylı şekilde incelendiği raporda sürücü …’in geçiş önceliğine uymaması nedeniyle %75 oranında, dava dışı sürücü …’in ise sarı fasılalı ışıkta dikkatli ve kontrollü şekilde geçmemesi sebebiyle %25 oranında kusurlu oldukları tespit edilmiştir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları gereğince ağır kusur kavramı bir özel hukuk kavramı olup kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade eder. Örneğin; … ihlali %100 kusur kabul edilse dahi ağır kusur niteliğinde değildir. Davalı aracının sürücüsü …’in aracı kullanmak için yeterli sürücü belgesine sahip olduğu kaza tutanağından anlaşıldığı gibi alkollü olduğunun kabulü halinde dahi kazaya karışan karşı araç sürücüsü de kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu bulunduğundan alkolün münhasıran etkisi altında gerçekleştiği kabul edilemez. Karşı aracın sürücüsüne izafe edilen kusur münhasırlığı ortadan kaldırmıştır. Sürücünün hastaneden firar etmesi tek başına rücu sebebi değildir. Süresinde rizikonun sigorta şirketine ihbar edilmemesi rizikonun teminat dışında kalması sonucunu doğurmayacaktır. Davacı, süresinde rizikonun ihbar edilmemesi, kazaya ilişkin bilgi ve belgelerin ibraz edilmemesi sebebiyle rücu hakkının engellendiğini ya da bu sebeple zararın artmasına sebebiyet verildiğini, sürücünün ağır kusurlu veya kasıtlı hareket ettiği hususlarını da somut delillerle ispatlamayamamıştır.
Bu durumda mahkemece 2918 sayılı KTK’nin 95.maddesi ile ZMSS genel şartlarının 4.maddesinde belirtilen rücu sebeplerinin somut olayda bulunmadığının, aksinin davacı … şirketi tarafından ispatlanmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’in sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 7.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.