YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13313
KARAR NO : 2013/3070
KARAR TARİHİ : 07.03.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı römorkun davalının işleteni olduğu çekiciye bağlı olduğu sırada karıştığı kazada hasarlanması nedeni ile sigortalısına 3.963,00.-TL ödediğini belirterek, yapılan ödemenin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davacının trafik sigortacısı olması nedeniyle alacaklı borçlu sıfatının birleştiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile 3.963,00.-TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 20.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK 1301 maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı … plaka sayılı römork maliki-sigortalısı … ‘a halef olarak bu davayı açmıştır.
Davalı … davacıya sigortalı römorkun çekicisi olan … plaka sayılı aracın malik-işletenidir. Davacıya sigortalı römork davalının işleteni olduğu çekiciye bağlı olarak dava dışı sürücünün idaresi sırasında meydana gelen trafik kazasında hasarlanmıştır. Davacı … A.Ş. aynı zamanda davalı …’ın işleteni olduğu … plaka sayılı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır.
Uyuşmazlık, … plaka sayılı araç davacıya kasko sigortalı iken, kazaya karışan … plaka sayılı aracın yine davacıya zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı olması nedeniyle BK 116. maddesine göre alacaklılık ve borçluluk sıfatlarının aynı kişide birleşip birleşmediği, bu nedenle de borcun sona erip ermediği konusunda toplanmaktadır.
Borcu sona erdiren sebepler BK 114-140. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Bir sosyal ilişkinin borç sayılabilmesi için alacaklı ve borçlu olmak üzere iki tarafının bulunması zorunludur.
Borç ilişkisini kuran en önemli kaynak akittir.
Akdi ilişkiyi geniş anlamda sona erdiren sebepler ifa, bozma akdi, fesih, dönme, geri alma ve iptaldir.
Akdi ilişkiyi dar anlamda sona erdiren sebepler ise yenileme (tecdit), borçlu ve alacaklı sıfatının birleşmesi, ibra, takas, borçlunun sorumlu olmadığı sonraki ifa imkansızlığı ve zamanaşımıdır.
BK’nın 116. maddesine göre alacaklılık ve borçluluk sıfatlarının bir şahısta içtimaı ile borç sakıt olur. Yasaca istisnası taşınmaz rehni ve kıymetli evrak olarak belirlenmiştir.
BK’nın 116. maddesi anlamında sıfatların birleşmesi nedeniyle borcun sakıt olabilmesi için geçerli bir borç ilişkisinin olması ve alacaklı ile borçlu sıfatının aynı kişide birleşmesi gereklidir. Bu birleşmeye yol açan olay kanundan doğabileceği gibi hukuksal işlemden de doğabilir. Kanundan dolayı alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesinin yaygın halini mirasçılık oluşturur.
BK 116/II. maddesine göre de birleşmenin sona ermesi ile borç avdet eder. Bu sebep ortadan kalkınca son bulan borç yeniden, aynı koşullarda canlanır. Yani borcun sona ermesi kesin bir sona erme değildir. Alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi, borcu ferileri ile birlikte sona erdirmektedir. Bu sona eriş, birleşme hükümsüz hale gelmedikçe mutlaktır, sona eren borcun başkasına nakli (alacağın başkasına temliki) artık mümkün değildir (TUNÇOMAĞI Kenan, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. 2, s. 457).
Alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesine ilişkin yukarıda yapılan açıklamaların ışığında somut olayda, davacı … A.Ş. … plakalı aracın kasko sigortacısı, … plakalı aracın ise trafik sigortacısıdır. Buna göre mahkemece BK’nın 116. maddesi anlamında alacaklı ve borçlu sıfatının davacı …
üzerinde birleşmiş olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması bozma nedeni olarak kabul edilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 07.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.