YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13496
KARAR NO : 2013/1389
KARAR TARİHİ : 12.02.2013
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasarlandığını açıklayıp, 12.926 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline … verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; dava şartı yokluğundan davanın reddine (HMK 120/2 ve 114/1g) … verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiye usul ve yasaya uygun bulunan hük-
mün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 12.02.2013 gününde üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla … verildi.
KARŞI OY
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından davalılar aleyhine 3.8.2005 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası açılmış,
Taraf teşkilinin henüz sağlanamadığı davanın 16.03.2012 günlü oturumunda yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK 120/2 maddesi gereğince 795.55 TL gider ve delil avansını depo etmek üzere davacı vekiline iki haftalık süre verilerek duruşma 6.4.2012 gününe ertelenmiş,
Gider avansından 84,80 TL 16.03.2012 günü, 760,00 TL’de 5.4.2012 günü davacı vekilince yatırılmış,
Müteakip 6.4.2012 günlü oturumda “gider ve delil avansının HMK 120/2 maddesinde öngörülen kesin süreden sonra yatırıldığı” gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine … verilmiş,
Davacı vekilinin temyiz itirazları sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda red edilerek yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılamıyorum.
Dava, 3.8.2005 tarihinde açılmış olup dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 1086 sayılı HUMK’da gider avansı ile ilgili bir düzenleme bulunmamaktadır.
Yargılama sırasında 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK 114/g maddesinde gider avansı, yasanın 324.maddesinde delil avansı düzenlenmiş, yasanın 448.maddesinde de tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla 6100 sayılı HMK hükümlerinin derhal yürürlüğe gireceği öngörülmüştür.
Bu halde uyuşmazlıkta tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK hükümlerinin uygulanmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Nitekim yerel mahkemede yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK 114 ve 120/2 maddesi hükümlerini uygulayarak dava şartı yokluğundan davayı red etmiştir.
6100 Sayılı HMK 114/g maddesinde “davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olmasının” dava şartı olduğu,
6100 sayılı HMK 115/2 maddesinde “mahkemenin dava şartı yoksanlığını tespit etmesi durumunda davanın usulden reddine … vereceği”,
6100 sayılı HMK 120 maddesinde “davacının, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığı’nca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu, avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde ise mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre vereceği” düzenlenmiştir.
Gerek 6100 sayılı HMK 120 maddesi ve gerekse 3.4.2012 tarihli resmi gazetede yayınlanan HMK yönetmeliğinin 45.maddesinde dava açarken yargılama harçları ile her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarın mahkeme veznesine yatırılması zorunluluğu getirilmiş olup, yargılama sırasında gider avansının yeterli olmadığının anlaşılması durumunda mahkemece ilgili tarafa bu konuda bir hak daha tanınarak eksik gider avansının ikmali için iki haftalık kesin süre verilmesi öngörülmüştür.
Mülga 1086 sayılı HUMK döneminde açılan davalarda yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK 120 maddesinin 1 ve 2.fıkralarının bir bütün olarak uygulanması, HMK 120/1 maddesi yerine geçmek üzere ilgili tarafa eksik gider avansını depo etmek üzere mahkemece 1.sürenin verilmesi, ilgili tarafın 1.süreye rağmen eksik gider avansını depo etmemesi durumunda ise HMK 120/2 maddesi hükümleri gereğince iki haftalık kesin sürenin verilerek sonucuna göre … verilmesini 6100 sayılı HMK 120 maddesi amacına, yargılama ekonomisine ve hakkaniyet kurallarına daha uygun olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece 6100 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi ile birlikte yasanın 120/1 maddesi yorumuna uygun şekilde davacı tarafa eksik gider avansını depo etmek üzere süre verilmesi, ikmal edilmemesi halinde ise yasanın 120/2 maddesi hükümlerinin uygulanması gerekirken 7 yıl
öncesi açılan, mahkemenin henüz taraf teşkilini dahi sağlamadığı, kaldıki kesin sürenin verildiği oturumun ertelendiği 6.4.2012 gününe kadar da kesin süreye konu gider avansının yatırıldığı davada mahkemenin HMK 120/1 maddesi hükmünü gözardı ederek HMK 120/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğunda usulden davayı red etmesi 6100 sayılı HMK amacına aykırıdır.
Geciken adaletin adaletsizlik olduğu düşünülerek davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engelemek üzere getirilen kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır.
Açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.