YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13688
KARAR NO : 2013/7376
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı 3. kişi vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 21.5.2013 Salı günü davacı alacaklı vekili Av. … ve davalı 3. kişi vekili Av. … geldi. Davalı borçlu tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı alacaklı ve davalı 3. kişi vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, Burdur İcra Müdürlüğünün 2007/249 sayılı takip dosyasından, borçlu adresinde yapılan haciz sırasında 3.kişi lehine istihkak iddiasında bulunuduğunu, borçlu ve 3.kişiler arasında yapılan devrin alacaklıları zarara uğratmak amacı ile yapıldığını belirterek, İİK’nun 99 maddelesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddi ile açılan davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı 3.kişi vekili, haczin gerçekleştiği adresteki taşınmazın 18.01.2006 tarihinde borçludan satın alındığını ve bedelin banka aracılığı ile ödendiğini, borçlu ile bir ilgisinin kalmadığını, devir borcun doğumundan önce yapıldığından 3.kişinin sorumluluğunun söz konsu olamayacağından haksız açılan davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı borçlu vekili, takip konusu alacak ile ilgili menfi tesbit davası açıldığından bekletici mesele yapılması gerektiğiniifade etmiştir.
Mahkemece, borçlu şirketin ticareti terk ettiğine dair İİK’nun 44.maddesi gereğince bir bildirimde bulunulmadığı, ayrıca BK’nun 179.maddesine göre davalı 3.kişinin borçlunun borçlarından sorumlu olacağı ve menfi tesbit davasının bu davanın sonucunu geciktirmek için açıldığından bekletici mesele yapılmayacağından bahisle davanın kabulüne karar vermiş; hüküm, davalı 3.kişi ve borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişilerin istihkak iddiasının reddine ilişkindir.
1.Davalı borçlu vekilinin temyiz dilekçesi, mahkemece gerekli temyiz harçları yatırılmadığından red edilmiş ve red kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmediğinden inceleme konusu yapılmamıştır.
2.Davalı 3.kişinin temyizine gelince, takip hukukuna dayalı istihkak davalarının açılması için ön koşul geçerli bir haczin varlığı ve bu koşulun yargılama sonunu kadar devam etmesidir.
Dava konusu haciz 08.05.2008 tarihinde yapılmış dava ise 15.05.2008 açılmıştır. 27.05.2008 tarihinde yeniden aynı adrese haciz için gidilmiştir. Alacaklı vekili bu haciz sırasında 08.05.2008 tarihli hacizden vazgeçtiğini yeniden haciz istediğini beyan etmiş ve yeni bir haciz yapılmıştır.Bu durumda, alacaklı vekilinin vazgeçmesi ile dava konusu haciz düştüğünden davanın konusu kalmamıştır.
Öte yandan, borç 2006 yılı Mayıs ayında doğmuş işyeri devri ise bu tarihten önce 18.01.2006 ve 01.02.2006 tarihli faturalar ile yapıldığından BK’nun 179.madde koşullarının somut olayda gerçekleştiğinden söz edileyecektir. Dosya içerisindeki bilgilerden borçlu tarafından açılan menfi tesbit davasının da red edildiği görülmüştür.
Bu durumda mahkemece, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin davada haksız olan davacı alacaklı aleyhine hükmedilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3.kişi vekilinin temiyz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 990.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı 3. kişiye verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı 3. kişiye geri verilmesine 21.5.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.