Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/13851 E. 2013/13289 K. 03.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13851
KARAR NO : 2013/13289
KARAR TARİHİ : 03.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin idaresindeki araçla davalıların işleten, sürücü ve trafik sigortacısı olduğu araçların karıştığı trafik kazasında davacının aracının hasara uğradığını ve manevi haklarının ihlal edildiğini belirterek fazlaya dair haklarını saklı tutarak 4.385,00.-TL araç hasarının tüm davalılardan, …. ve … için ayrı ayrı 5.000,00.-TL, … ve … için ayrı ayrı 2.500,00.-TL olmak üzere toplam 15.000,00.-TL manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş. ve Ergo Sigorta A.Ş. vekilleri, kusur oranında poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, trafik sigortacısı tarafından davacının zararının ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar Berat ve … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabul kısmen reddiyle davacı …’nin kusursuz, davalı …’ın % 75, davalı …’nın % 25 kusurlu olduğu kabul edilerek, 2.208,00.-TL hasar bedelinin davalılar … ve …’dan olay … Sigorta A.Ş.’den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline, davalı … Genel Sigorta A.Ş.’nin davalı …’in kusur oranına tekabül eden hasar bedelini ödemiş olması nedeniyle bu davalılar yönünden davanın reddine, yaralanma derecesi ispat edilemediğinden manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar nedeniyle maddi ve davacıların yaralanması nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili meydana gelen trafik kazasında aracının hasara uğraması nedeniyle maddi tazminat talebiyle kazaya karışan karşı araçların işletenleri, sürücüleri ve trafik sigortacılarına karşı dava açmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı sürücü … % 75, yine davalı sürücü … % 25 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş, sözkonusu kusur oranına karşı taraflar temyiz itirazında bulunmamıştır.
BK’nın 50, 51. maddesi ve müteselsil sorumluluk esaslarına göre, kusurlu oldukları belirlenen davalıların zararın tamamından sorumlu olması gerekir. Diğer yandan, davalı işletenin, 2918 sayılı KTK.nun 86. maddesi, davalı ZMSS, aynı yasanın 91.maddesi, davalı sürücüsü ise, BK’nın 41 ve devamı maddeleri uyarınca zarardan müteselsilen sorumludurlar.
Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, BK’nın 141. 142. maddesine göre, borcun tamamından sorumludur. Nitekim, 2918 sayılı KTK’nın 88/1 maddesinde trafik olayı nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. BK’nın 146. maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur.
Açıklanan ilkeler altında somut olaya baktığımızda davacı davasını teselsül hükümlerine göre açmış, zararın tamamının davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş olup mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen hasar miktarı olan 3.000,00.-TL’den, davalı … Genel Sigorta A.Ş. tarafından ödenen 892,00.-TL’nin tazminattan mahsubu ile bakiye kısım yönünden davanın tüm davalılar yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacılar vekili, trafik kazası sonucu davacıların yaralandıklarını iddia ederek … ve … için ayrı ayrı 5.000,00.-TL, … ve … için ayrı ayrı 2.500,00.-TL olmak üzere toplam 15.000,00.-TL manevi tazminat talep etmiş, mahkemece davacıların yaralanma derecelerini ispat edemedikleri gerekçesi ile taleplerini reddedilmiştir.
Davacı delilleri arasında yer alan kaza tespit tutanağında davacılar yaralı olarak gösterilmiş, Mersin Devlet Hastanesi’nden tedavilerine ilişkin grafiler celp edilmiş olup varsa davacıların yaralanmaları nedeniyle ceza soruşturmasına ilişkin soruşturma evraklarının da celbi ile gerekirse uzman doktor bilirkişiden rapor alınarak yaralanmanın bulunup bulunmadığının belirlenmesi, ayrıca trafik kazası nedeniyle BK 47. maddesi (6098 sayılı TBK m. 56) gereğince manevi tazminata hükmedilmesi gerekip gerekmediğinin değerlendirmesi ile 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da dikkate alınarak, davacılar yönünden manevi tazminat talebine ilişkin bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şeklide karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de, hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT’nin 3/II. maddesi, ”Müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise, her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, davalılar Berat ve … ile … Sigorta A.Ş. lehine reddedilen maddi tazminat yönünden ayrı ayrı 1.100,00.-TL vekalet ücretine hükmedilmiş ise de ret sebepleri ortak olan davalılar yararına tek vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi ve karar tarihinde AAÜT’nin 12. maddesinin son cümlesinde yer alan “Belirlenen bu ücret Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamaz” ibaresi Danıştay İdari Dava Daireleri’nin 30.06.2011 tarih ve 2011/321 sayılı kararı ile yürütmesinin durdurulmuş olup, buna göre reddedilen miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmında belirtilen oranda nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, vekalet ücretinin fazla belirlenmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1, 2 ve 3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 03.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.