YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13922
KARAR NO : 2013/14974
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … Sigorta AŞ vekili ile davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin eşi Osman Özdemir’in vefat ettiğini belirterek müvekkili için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı … dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 07/03/2012 tarihli ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini 72.486,73 TL’ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş. vekili, davacıya emekli sandığından maaş bağlandığını, bu nedenle destekten yoksun kalma zararının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar … ve … vekili, davacıya maaş bağlandığını, davacının eşinden beş yıldır fiilen ayrı yaşadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile 72.486,73 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı … şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı … yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla talebin reddine verilmiş; hüküm, davalı … Sigorta AŞ vekili ile davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda, davacı eşin evlenme şansı %2 olarak esas alınıp tazminattan bu oranda indirim yapılmış olup, davacının yaşı ve çocuksuz oluşu gözetildiğinde belirlenen evlenme şansı oranının düşük olduğu anlaşılmakla kararın bozulması gerekmiştir.
3-818 Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK m. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır
iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
O halde mahkemece, meydana gelen trafik kazası sonucu eşin ölümü nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, davalıların sorumluluğunun niteliği, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, davacı için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha az manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan miktarda manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … Sigorta AŞ vekili ile davalılar … ve … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … Sigorta AŞ vekili ile davalılar … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 4.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.