YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14137
KARAR NO : 2013/4204
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili, davalıya kaskolu olan müvekkiline ait aracın, hırsızlar tarafından soyulduğunu, sol arka kapı kelebek camının kırılıp araca girilerek direksiyon ve diz hava yastığı, sol perde yastığı direk hava yastığı, orjinal teyp ve tavan lambasının çalındığını, araçta 13.000,00-TL’ lik hasar bulunduğunu, hasar bedelinin davalı tarafından teminat dışı olarak kabul edilip karşılanmadığını belirterek 8.000,00-TL hasar bedelinin muaccel olduğu tarihten itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından uzman ve bağımsız eksperden rapor alındığını, yapılan diyagnoz testinde ve diğer incelemeler sonucunda davaya konu hırsızlık olayının gerçekte meydana gelmediği, davacının çalındığını iddia ettiği ancak aslında araçta zaten mevcut olmayan ya da arızalı ve patlak bulunan söz konusu parçaların poliçe teminatı kapsamında haksız olarak tazmininin amaçlandığını bu nedenle dava konusu talebin kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışında kaldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 8.000,00-TL’nin 22/10/2009 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi
ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan kasko tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı aracındaki bir kısım parçaların hırsızlık olayı nedeniyle çalındığını belirterek bu parça bedelleri toplamını davalıdan talep etmektedir. Davalı şirket vekili ise diyagnoz testi yaptırıldığını çalındığı iddia edilen parçaların zaten araçta hiç olmadığını, dosyada bulunan Tüv Türk belgesinin davacının talep ettiği parçaların varlığını tespit etmediğini belirtmiş olup, eksper raporunda da talep edilen parçaların daha önce meydana gelen hasarından meydana gelmiş olacağı belirtilmiştir. Mahkemece, bilirkişi heyetinden alınan rapora göre karar verilmiştir. Bilirkişi raporu ile davalı tarafından ileri sürülen diyagnoz testi ve eksper raporu çelişki olup çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir.
Bu durumda mahkemece, makine mühendisi ve sigorta uzmanından oluşan bilirkişi kurulundan davacının taleb ettiği hasarın hırsızlık olayı sonucu olup olmadığına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünde gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 26.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.