Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/1420 E. 2012/6019 K. 10.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1420
KARAR NO : 2012/6019
KARAR TARİHİ : 10.05.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi yetkilisi, Aydın 2.İcra Müdürlüğünün 2009/5444 sayılı dosyasından borçlu … ‘nın Çine İcra Müdürlüğünün 2005/259 sayılı takip dosyasında yaptığı yedieminlik nedeniyle hak kazandığı yedieminlik ücretine haciz konulduğunu, borçlunun o dosyadaki yedieminlik işlerini yapması için yetkilisi bulunduğu şirketçe borçluya 16.500 TL avans verildiğini ve bu avansa ilişkin 5.3.2009 tarihli belgenin o takip dosyasına sunulduğunu, borçlunun kendisine yediemin olarak bırakılan zeytinleri davacı şirketin fabrikasında sıktırarak zeytinyağına dönüştürülerek yağların ihale ile 23.261 TL’ye müvekkiline satıldığını, avans bedeli düşülerek ihale bedelinin tahsili gerekirken bu mahsubun yapılmadığını, daha sonrada borçlunun yedieminlik ücretine dava konusu takip dosyasından haciz konulması nedeniyle ödeme yapılmadığını, davalı alacaklı ve borçlunun avans borcunu ödememek için muvazaalı hareket ettiklerini ileri sürerek haczin kaldırılmasını ve paranın müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını, müvekkilinin borçlu ile davacı arasındaki ilişkiyi bilmediğini, müvekkilinin borçludan olan alacağının gerçek bir alacak olduğunu, davacının borçludan olan alacağını tahsil için genel mahkemelerde dava açması gerektiğini, davacı ile borçlu arasındaki ilişkinin karz akdine dayalı bir alacak olup istihkak davasına konu olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının dayandığı 5.3.2009 tarihli belgenin adı yazılı bir belge olup her zaman düzenlenebileceği, bu
belgenin avans alacağına ilişkin olduğu, borçlunun Çine İcra Müdürlüğünün 2005/259 sayılı dosyasındaki yedieminlik alacağının davacı 3.kişi yetkilisine temlik edildiğine dair düzenlenen 20.3.2009 tarihli temliknamenin yargılama sırasında sunulduğu ve adi nitelikli olduğu ve bu temliknamenin ancak davacı 3.kişi yönünden sonuç doğuracağı ve davacının bu temliknameyi anılan icra dosyasına ibraz ederek alacağını icra dosyasından alabileceği gerekçeleriyle davanın reddine ve %40 icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi yetkilisince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına İİK’nun 96. ve 99.maddeleri uyarınca istihkak davasının mülkiyet veya rehin hakkına veya sınırlı bir ayni hakka dayanılarak açılabilmesine, davacı 3.kişinin anılan haklara değil ödünç ilişkisine (Şahsi hakka) dayanarak istihkak davası açmış olmasına göre hüküm sonucu itibariyle doğru olduğundan davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekirmiştir.
2-İstihkak davacı sonucunda 3.kişinin davasının reddedilmesi halinde alacaklı yararına İİK.nun 97/13 maddesi uyarınca tazminata hükmedilebilmesi için takibin teminat karşılığında durdurulmasına karar verilmek suretiyle alacağın istifasının gecikmiş olması gerekir. Mahkemece davalı alacaklı yararına tazminata hükmedilmiş ise de mahkemenin Çine İcra Müdürlüğünün 2005/259 sayılı dosyasındaki yedieminlik ücretinin teminat mukabilinde davalı alacaklıya ödenmemesine ilişkin kararı, dava konusu takibin ertelenmesine ilişkin olmadığından tazminat koşulları oluşmamıştır. Bu durumda davalı alacaklı yararına tazminata hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının tazminata ilişkin 3.bendinin
tamamen hükümden çıkartılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 10.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.