YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1440
KARAR NO : 2012/6806
KARAR TARİHİ : 25.05.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin dava dışı …’e ait aracın kasko sigortacısı olduğunu, davalıya ait binadan düşen mermer parçalarının sigortalı araca isabet etmesi sonucu aracın hasarlandığını ve müvekkilinin sigortalısına 2.591 TL ödeme yapmak durumunda kaldığını, bina maliki olan ve inşaat aşamasında binanın etrafında gerekli güvenlik önlemlerini almayan davalının zarardan sorumlu olduğunu, ödenen meblağın rücuen tahsili amacıyla başlattıkları icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacıya sigortalı aracın zarar görmesinde müvekkiline atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, davacı yanın iddialarının varsayımlara dayandığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigortacısı tarafından araç hasar bedelinden dolayı bina malikinin sorumluluğuna dayanılarak açılmış rücuen tazminat davasıdır.
Borçlar Kanunu 58. maddesine göre; “Bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur.”
Somut olayda; davacı vekili davasını, müvekkiline sigortalı araç davalıya ait evin önünde park halinde iken, üzerine binanın tepesinden mermer parçası düştüğü ve bu nedenle davalının oluşan zarardan sorumlu olduğu iddiasına dayandırmıştır. Mahkeme, iddianın davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Samsun 3. İcra Müdürlüğünün 2009/3981 Esas sayılı takip dosyasında, davalının takibe ve borca itirazlarını bildirdiği 06.07.2009 tarihli dilekçesinde, “binamın yapım aşaması devam ederken inşaata yaklaşmanın tehlikeli ve yasak olduğunu bilerek ve park yeri olmayan bir yere sigortalı araç hiçbir güvenlik önlemi alınmadan park edildiğinden, olayın olduğu (çatı parapetinden mermer parçası düştüğü) anda aşırı fırtına ve rüzgardan dolayı bu aracın hasar gördüğü…” ifadelerine yer verilmiştir. Davalının, davacının davalıya ait binadan mermer parçalarının düşmesi sonucu sigortalı aracın hasarlandığı yönündeki iddialarını destekleyen bu beyanı karşısında, mahkemece, öncelikle söz konusu binanın ruhsatı ile yapım aşamasına ilişkin tüm belgelerin ilgili belediyeden getirtilerek, akabinde en az bir inşaat mühendisi refakatinde yapılacak keşif sonrası, davalının BK 58. maddesinde belirtilen sorumluluğu kapsamında, hasar tarihinde yapım aşamasında olduğu anlaşılan bina ve çevresinde gerekli güvenlik önlemlerini alıp almadığı, olay günü trafik polislerince tanzim edilen krokiye göre, aracını bina önündeki kaldırıma park eden davacının sigortalısının hasarın oluşumunda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık bir bilirkişi raporu aldırıldıktan sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA
, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 25.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.