Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/1450 E. 2012/6750 K. 24.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1450
KARAR NO : 2012/6750
KARAR TARİHİ : 24.05.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuan tazminata ilişkin itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili müvekkili tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın davalının sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucunda hasar gördüğünü, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, ödenen tazminatın rücuan tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne icra takibinin 2.775,66 TL asıl alacak üzerinden devamına ve % 40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-HUMK’nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2011 tarihinden itibaren 1.540,00 TL’ye çıkarılmıştır. Davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup reddedilen kısım 1.540,00 TL’nin altında olup karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Sigortacı tarafından rücuan talep edilebilecek tazminat tutarı zarar görenin gerçek zararıdır, bu nedenle ancak yargılama sonucunda belirlenebilir. İİK’nun 67’nci maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için borçlunun itiraz ettiği alacağın likid bir alacak olması, yani belirli bir miktar alacak olması gerekir. O halde, somut olayda icra takibine konu alacak tazminata ilişkin olup, yargılamayı gerektirdiğinden likid kabul edilemez. Mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HMK’nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, dördüncü paragrafı tamamen hükümden çıkarılarak yerine “İcra inkar tazminatı isteminin reddine” ibaresinin eklenmesine, hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 24.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.